Bu aralar favori nemlendiricim Ceradolin losyon. Ceradolin losyon eczanelerde satılan bir ürün. Seramid, hyaluronik asit, shea yağı, e vitamini, dimetikon ve gliserin içerdiği yazıyor ürün tanıtımında. Tek tek bu maddelerin ne işe yaradığına bakarsak;
Seramid: Cildin nem tutmasına yardımcı olan ve cilt bariyerini güçlendiren bir madde.
Hyaluronik asit: Cilt için çok önemli bir madde, cildimizin diriliğini, hacmini veren bir madde diyebiliriz. Ama dışarıdan sürdüğümüz hyaluronik asidin kırışıklık giderme etkisi yok iddia edildiği gibi, çünkü hyaluronik asit gözeneklerden geçemeyecek kadar büyük yapıda bir madde. Ama ne gibi yararı var derseniz, dışarıdan sürülünce cildin nemini kaybetmesini engelleyen ve bariyerini koruyan bir yapısı var.
Skualen: Antioksidan ve nemlendirici özelliği bulunan bir madde.
Shea yağı: Nemlendirici ve ciddi antioksidan özelliği bulunan ve hatta ciltteki lekelere iyi geldiği bile iddia edilen bir madde. Açıkçası bu üründeki beni en korkutan maddeydi çünkü içerik listesinin en başlarında ve gözenek tıkama ihtimali beni korkuttu. Shea yağı ile ilgili farklı yerlerde farklı yazılar gördüm.Kimi gözenek tıkayabilir derken kimi tıkamayacağından bahsetmiş.Aslında daha güvendiğim yerlerde gözenek tıkamadan bahsetmemiş ve bende de böyle bir duruma sebebiyet vermedi.
Dimetikon: Silikon türevi. Cilde ipeksi hissi veriyor.
E vitamini: Antioksidan bir vitamin.
Gliserin: Cildi nemlendiren bir madde.
Aslında bu ürünün e vitamini ve seramid içeriği az, çünkü listenin sonunda yer alıyor bu maddeler. Silikon içeriği ise fazla değil, yani silikon dolu değil diyebilirim, gerektiği kadar var, dimetikon de ortalarda yer alıyor çünkü. Bunun dışında da içerdiği cilde yararlı maddeler mevcut.
Bu kadar içerikten bahsettikten sonra biraz da sevme nedenlerime gelelim.
Sevdim çünkü içeriğini beğendim, nemlendirmek üzerine kurulmuş, cildi güçlendirecek, antioksidan içeriği de olan bir nemlendirici bu. Losyonu yağlı ve karma ciltlere uygun, krem olanı da var. Parfümlü ve parfümsüz seçenekleri var. Bendeki parfümlü maalesef, gözden kaçırarak almışım. Üzerinde üretim ve son kullanma tarih yazıyor, 200 ml'si 30 tl. Yüze de uygun, vücuda da, hijyenik pompalı bir ambalajı var, şişesi şeffaf değil opak, yani ışık geçirmiyor.Bütün bunlar zaten başta bende bir sempati uyandırıyor.:)
Kremini bilmiyorum, losyonunu kullandığım için losyonundan bahsedeceğim. Hafif, losyon tarzı bir yapısı var. Kolayca sürülüyor, kolayca emiliyor.Cildi çok güzel nemlendiriyor. Sürdükten sonra cildimin ferahladığını hissediyorum, cildimde yağ bırakmıyor ama nemli bırakıyor. Aşırı yağlı bir cildiniz varsa daha matlaştırıcı nemlendiricilere yönlenmeniz daha uygun olabilir çünkü bu ürün böyle birşey vaat etmiyor, yani yağlanmayı kontrol altına alma gibi bir özelliği yok.
Kısacası nemlendiricimi çok severek kullanıyorum ve Ceradolin nemlendiricilerden denemenizi tavsiye ediyorum. Uygun fiyata, güzel bir ürüne sahip olduğum için mutluyum. 150tlye satılıp, hiçbir özelliği olmayan nemlendiricilerden yüz kat daha iyi olduğunu söyleyebilirim.:)
Kadınlar kulübü ve ekşi'de kullananların yorumlarına da göz gezdirmeyi unutmayın. Siz de bu gönderiye ürün hakkında yorum yapabilirseniz kullanacaklara yardımcı olabilirsiniz.
Ceradolin losyon hidro, lipo hakkındaki yorumlarınızı bekliyorum.
11 Eyl 2015
1 Eyl 2015
Dudak Bakımı
Merhaba,
Bugünkü yazımda kendimce uyguladığım ve rutine oturttuğum dudak bakımımdan bahsetmek istedim.
Dudaklarım çok kuru ve özellikle kışın beni çileden çıkarıyor, kremsi formdaki rujlar bile dudak çizgilerine doluyor ve çoğu zaman sadece dudak nemlendirici sürüp dışarı çıkıyorum.
Son zamanlarda dudak bakımı ile ilgili arayışım sona erdi ve kendimce bir rutin oluşturdum.
1. Ölü deriden arındırma:
Dudak bakımı deyince bence ilk adımlardan biri dudaktaki ölü deriyi soyup atmak olmalı, böylelikle rujların pütür pütür görünmeleri de engellenmiş olur. Dudak peelingi için ben Lush'ın peelinglerini kullanıyorum.
Şu an elimde Bubblegum var, ama sanırım en sevdiğim Mint Julips, bu bitince muhtemelen tekrar ona dönerim.
Lush bu ürünü kullandıktan sonra dudaklarınızı suyla durulamanıza gerek yok, direk yalayabilirsiniz demesine rağmen tabii ki öyle bir şey yapmıyorum, zaten Lush'ın amacı da içeriğinin doğallığını vurgulamak olsa gerek..
Peki bu ürüne gerek var mı, evde kendimiz yapamaz mıyız? Tabii ki yaparız, jojoba yağı bulamasak bile evdeki zeytinyağından 1 çay kaşığı alıp, içine 1 çay kaşığı şeker ilave edip kullanabiliriz. Bu karışıma bal, vazelin vs ekleyip yapanlarda var ama ben denemedim. Şu sıralar fazla zamanım olmadığından Lush 'ın bu ürünü pratik geliyor. Parmaklarınızla ya da bir dış fırçası yardımıyla uygulayabilirsiniz.
2. Nemlendirme:
Bu aşama beni çok zorlayan bir aşamaydı. Piyasadaki dudak nemlendiricileri genellikle dudak üzerinde bir tabaka oluşturup nem kaybını önlemek üzere üretilmiş olduğundan tam verim alamıyorum, henüz dahi tam tedavi edici bir dudak nemlendirici var mı piyasada bilemiyorum.
Benim kullanıp oldukça memnun kaldığım, ikide bir yenilememe gerek olmadan dudağıma nem pompalayan dudak nemlendiricim Dior Creme De Rose.
Genellikle gece bakımında uyguluyorum, tek beğenmediğim yanı parmakla sürülüyor olması zira hiç hijyenik değil. Kulak çubuğu ile alıp dudaklarıma bir kaç sefer uyguladım ama yine de kendimi parmaklamaktan alıkoyamadım. İçerisine doğal gül suyu koyduklarından çok güzel gül kokuyor, bana Chanel allıkları anımsatıyor bu kokusu.
Yapış yapış, tabaka halinde dudakta kalan nemlendiricilerden değil, diğer balmlara göre çok çabuk emiliyor. Gün içinde bin defa tazeleme derdi yok. Yaklaşık 1,5 aydır düzenli kullanıyorum ve dudağımın ilk defa bu soğukta bu kadar nemli olduğunu gördüm.
Oldukça pahalı bir ürün almadan önce uzun bir süre düşündüm ve aklıma rujlara çok para verdiğim ama kuru dudaklara uygulayamadığım geldi ve aldım. İyi ki almışım.
Ben denemedim ama The Body Shop'un Shea yağlı lip balm'ını bu nemlendiriciye benzetenler var.
Gün içerisinde olur ya nemlendirme ihtiyacı duyarsam diye kullanım kolaylığından dolayı yanımda taşıdığım lip balm ise EOS.
Benim dudak bakımım böyle, sizin kullanıp dudak bakımınızda olmazsa olmaz dediğiniz ürünler nelerdir?
Sevgilerimle.
Bugünkü yazımda kendimce uyguladığım ve rutine oturttuğum dudak bakımımdan bahsetmek istedim.
Dudaklarım çok kuru ve özellikle kışın beni çileden çıkarıyor, kremsi formdaki rujlar bile dudak çizgilerine doluyor ve çoğu zaman sadece dudak nemlendirici sürüp dışarı çıkıyorum.
Son zamanlarda dudak bakımı ile ilgili arayışım sona erdi ve kendimce bir rutin oluşturdum.
1. Ölü deriden arındırma:
Dudak bakımı deyince bence ilk adımlardan biri dudaktaki ölü deriyi soyup atmak olmalı, böylelikle rujların pütür pütür görünmeleri de engellenmiş olur. Dudak peelingi için ben Lush'ın peelinglerini kullanıyorum.
Şu an elimde Bubblegum var, ama sanırım en sevdiğim Mint Julips, bu bitince muhtemelen tekrar ona dönerim.
Lush bu ürünü kullandıktan sonra dudaklarınızı suyla durulamanıza gerek yok, direk yalayabilirsiniz demesine rağmen tabii ki öyle bir şey yapmıyorum, zaten Lush'ın amacı da içeriğinin doğallığını vurgulamak olsa gerek..
Peki bu ürüne gerek var mı, evde kendimiz yapamaz mıyız? Tabii ki yaparız, jojoba yağı bulamasak bile evdeki zeytinyağından 1 çay kaşığı alıp, içine 1 çay kaşığı şeker ilave edip kullanabiliriz. Bu karışıma bal, vazelin vs ekleyip yapanlarda var ama ben denemedim. Şu sıralar fazla zamanım olmadığından Lush 'ın bu ürünü pratik geliyor. Parmaklarınızla ya da bir dış fırçası yardımıyla uygulayabilirsiniz.
2. Nemlendirme:
Bu aşama beni çok zorlayan bir aşamaydı. Piyasadaki dudak nemlendiricileri genellikle dudak üzerinde bir tabaka oluşturup nem kaybını önlemek üzere üretilmiş olduğundan tam verim alamıyorum, henüz dahi tam tedavi edici bir dudak nemlendirici var mı piyasada bilemiyorum.
Benim kullanıp oldukça memnun kaldığım, ikide bir yenilememe gerek olmadan dudağıma nem pompalayan dudak nemlendiricim Dior Creme De Rose.
Genellikle gece bakımında uyguluyorum, tek beğenmediğim yanı parmakla sürülüyor olması zira hiç hijyenik değil. Kulak çubuğu ile alıp dudaklarıma bir kaç sefer uyguladım ama yine de kendimi parmaklamaktan alıkoyamadım. İçerisine doğal gül suyu koyduklarından çok güzel gül kokuyor, bana Chanel allıkları anımsatıyor bu kokusu.
Yapış yapış, tabaka halinde dudakta kalan nemlendiricilerden değil, diğer balmlara göre çok çabuk emiliyor. Gün içinde bin defa tazeleme derdi yok. Yaklaşık 1,5 aydır düzenli kullanıyorum ve dudağımın ilk defa bu soğukta bu kadar nemli olduğunu gördüm.
Oldukça pahalı bir ürün almadan önce uzun bir süre düşündüm ve aklıma rujlara çok para verdiğim ama kuru dudaklara uygulayamadığım geldi ve aldım. İyi ki almışım.
Ben denemedim ama The Body Shop'un Shea yağlı lip balm'ını bu nemlendiriciye benzetenler var.
Gün içerisinde olur ya nemlendirme ihtiyacı duyarsam diye kullanım kolaylığından dolayı yanımda taşıdığım lip balm ise EOS.
Benim dudak bakımım böyle, sizin kullanıp dudak bakımınızda olmazsa olmaz dediğiniz ürünler nelerdir?
Sevgilerimle.
7 Tem 2015
Favorinin Favorisi Mac Allıklarım - Dainty
Merhabalar;
Bugünkü yazımda sizlere MAC Mineralize Blush serisinden sahip olduğum tek allık olan Dainty'den bahsedeceğim. MAC bu seriyi internet sitesinde "Transparan ve hafif bir uygulama yapmak için fırınlanmış minerallerin inceltilip pudra haline getirilmesi sayesinde oluşturulmuştur. Renk hafif bir şekilde yoğunlaşır. Ağırlık hissi yaratmadan kat kat sürülebilir. Elmacık kemiklerini ışıltılı sedefli bir ışıltıyla vurgular ve örter." şeklinde tanımlamış. Ben de bu tanıma katılıyorum, gerçekten de rengini istediğim ölçüde ayarlayabiliyorum ve bunu yaparken kat kat sürdüğüm zamanlarda bile yanaklar "Ben buradayım, bana bak." diye bağırmıyor.
Transparan kavramı da göreceli tabii, ben ilk okuduğumda renk verişinin azlığından bahsettiğini sanıp "Yok öyle bir şey." diye kendimce çıkışmıştım ancak sonradan kavrayabildim demek istediklerini; hani pudra-toz ürünlerin ortak bir sorunu vardır, iyice dağıtmazsan, hafif hafif uygulamazsan toz toz durur, kendini belli eder, cakey görünüm dedikleri sorunla karşılaşılır ya, bu sorunlar Dainty'de yaşanmıyor çünkü yapısı yarı şeffaf gibi, renk verişi yeterince iyi ancak allığı sürdüğünde sanki sonradan boyanmış değil de kendiliğinden o renkmiş gibi duruyor yanaklar. Sanırım kullandığım en doğal görünüm sağlayan ışıltılı allık Dainty. Son zamanlarda mat allıkları daha çok seviyor olmama rağmen, Dainty'nin ışıltıları beni rahatsız etmeyecek kadar uygun ölçüde olduğundan rahatça kullanabiliyorum. Serinin diğer renklerinde de gözüm var, bir gün onları da burada yazacağım umarım.
Benim sarı alt tonlu, buğday tenimde (cilt tonumun MAC'te karşılığı NC20) 1-2 fırça darbesiyle başarılı bir pembelik sağlıyor, benden daha koyu tonlu ciltlere de bu allığın çok yakışacağını düşünüyorum, istenilen oranda artırılabiliyor rengin koyuluğu çünkü. Kötü diye tanımlayabileceğim tek özelliği yumuşak kıllı fırçalarla uygulamazsam biraz tozlaşabiliyor olması, Real Techniques allık fırçasıyla uygulamaya başlayınca bu sorun minimuma indi ama. MAC pudra allıklar 6 gram, mineralize allıklar ise 3,5 gram buna rağmen fiyatı daha yüksek, 75 TL.
MAC allıklar piyasadaki bir çok markaya göre daha pahalı, ancak bu ürünleri bitirmenin çok çok uzun zaman aldığını, o paranın hakkını yıllarca vereceğini de unutmamak gerek. MAC pudra yapılı allıkların raf ömürleri 36 ay diye biliyorum, ama ben direkt ciltle temas etmeyen toz yapıda ürünleri çok yanlış olsa da değil 3, 5 sene bile kullanıyorum yapısında, kokusunda herhangi bir bozulma hissetmezsem. Nemlendirici, baz, fondoten uygulayıp sonra allık sürülüyorum, tenime doğrudan temas etmesi pek mümkün değil. Ancak tabii ki bu çok çok yanlış ve asla tavsiye etmiyorum. Belirtilen son kullanma tarihi geçmiş herhangi bir ürünü lütfen kullanmayınız.
Bir sonraki yazımda görüşmek üzere.
Bugünkü yazımda sizlere MAC Mineralize Blush serisinden sahip olduğum tek allık olan Dainty'den bahsedeceğim. MAC bu seriyi internet sitesinde "Transparan ve hafif bir uygulama yapmak için fırınlanmış minerallerin inceltilip pudra haline getirilmesi sayesinde oluşturulmuştur. Renk hafif bir şekilde yoğunlaşır. Ağırlık hissi yaratmadan kat kat sürülebilir. Elmacık kemiklerini ışıltılı sedefli bir ışıltıyla vurgular ve örter." şeklinde tanımlamış. Ben de bu tanıma katılıyorum, gerçekten de rengini istediğim ölçüde ayarlayabiliyorum ve bunu yaparken kat kat sürdüğüm zamanlarda bile yanaklar "Ben buradayım, bana bak." diye bağırmıyor.
Transparan kavramı da göreceli tabii, ben ilk okuduğumda renk verişinin azlığından bahsettiğini sanıp "Yok öyle bir şey." diye kendimce çıkışmıştım ancak sonradan kavrayabildim demek istediklerini; hani pudra-toz ürünlerin ortak bir sorunu vardır, iyice dağıtmazsan, hafif hafif uygulamazsan toz toz durur, kendini belli eder, cakey görünüm dedikleri sorunla karşılaşılır ya, bu sorunlar Dainty'de yaşanmıyor çünkü yapısı yarı şeffaf gibi, renk verişi yeterince iyi ancak allığı sürdüğünde sanki sonradan boyanmış değil de kendiliğinden o renkmiş gibi duruyor yanaklar. Sanırım kullandığım en doğal görünüm sağlayan ışıltılı allık Dainty. Son zamanlarda mat allıkları daha çok seviyor olmama rağmen, Dainty'nin ışıltıları beni rahatsız etmeyecek kadar uygun ölçüde olduğundan rahatça kullanabiliyorum. Serinin diğer renklerinde de gözüm var, bir gün onları da burada yazacağım umarım.
Benim sarı alt tonlu, buğday tenimde (cilt tonumun MAC'te karşılığı NC20) 1-2 fırça darbesiyle başarılı bir pembelik sağlıyor, benden daha koyu tonlu ciltlere de bu allığın çok yakışacağını düşünüyorum, istenilen oranda artırılabiliyor rengin koyuluğu çünkü. Kötü diye tanımlayabileceğim tek özelliği yumuşak kıllı fırçalarla uygulamazsam biraz tozlaşabiliyor olması, Real Techniques allık fırçasıyla uygulamaya başlayınca bu sorun minimuma indi ama. MAC pudra allıklar 6 gram, mineralize allıklar ise 3,5 gram buna rağmen fiyatı daha yüksek, 75 TL.
MAC allıklar piyasadaki bir çok markaya göre daha pahalı, ancak bu ürünleri bitirmenin çok çok uzun zaman aldığını, o paranın hakkını yıllarca vereceğini de unutmamak gerek. MAC pudra yapılı allıkların raf ömürleri 36 ay diye biliyorum, ama ben direkt ciltle temas etmeyen toz yapıda ürünleri çok yanlış olsa da değil 3, 5 sene bile kullanıyorum yapısında, kokusunda herhangi bir bozulma hissetmezsem. Nemlendirici, baz, fondoten uygulayıp sonra allık sürülüyorum, tenime doğrudan temas etmesi pek mümkün değil. Ancak tabii ki bu çok çok yanlış ve asla tavsiye etmiyorum. Belirtilen son kullanma tarihi geçmiş herhangi bir ürünü lütfen kullanmayınız.
Bir sonraki yazımda görüşmek üzere.
2 Tem 2015
Maybelline BB Krem
MAYBELLİNE DREAM FRESH BB CREAM
Sonunda bu ürüne de şans verme sırası geldi! Uzun zamandan beri makyaj dolabımda bir köşede duruyordu yaz için kullanılmayı bekleyenler köşesindeydi. Havalar çok ısındı bu aralar kullanalım dedim.
Anneler günü indiriminden almıştım yanlış hatırlamıyorsam, sırf merakıma yenilmiştim kabul ediyorum :)
Çok fazla bb cream kullanan ve tercih eden bir insan değilim ben genelde yüz ürünlerinde kapatıcılıktan yanayım ama bu yazın sıcağında fondoten hiç çekilmiyor ondan dolayı bende daha hafif yapıda ürünlere yöneldim. Bu da onlardan bir tanesi.
* Benim rengim light en uygun olan renk buydu bir açık tonu daha vardı fair horlak olma olasılığım çok yüksekti:) Ben de light tonunu tercih etmiştim medium olan bana çok pembe alt tonlu pembe alt tonluysanız onada bakabilirsiniz tabi.
* Yazın spf li ürünler kullanmayı seviyorum spf 30 olması benim için gayet güzel.
* En sevdiğim yanı sürdüğünüz zaman yüzünüzde kalıp gibi durmaması böyle doğal bir ışıltısı var ama yağlı ciltliyseniz mutlaka pudrayla sabitlemiz gerek.
* Çok fazla kapatıcılığı yok sadece cilt tonunuzu eşitliyor.
* Ben herhangi bir sivilce sorunuyla karşılaşmadım.
*S evmediğim özelliği uzun süre cildinizde kalmıyor sanki akşama doğru yüzümde hiç bir şey yokmuş gibi hissediyorum.
Yaz için kullanışlı ve hafif ürün arayanlara tavsiye edilir.
23 Haz 2015
Fusswohl Ayak Kremi
Selamlar,
Bugünkü yazımda Rossmann alışverişimde aldığımdan bahsettiğim Fusswohl Ayak Kreminden bahsetmek istiyorum.
Alman arkadaşım ''Bu kremi mutlaka al'' dediğinde güzel olacağını tahmin etmiştim ama genelde fiyatlarla performansı kıyaslamak gibi bir ön yargımız olduğu için fazla beklentim olmadan kullandım.
Ben hijyene takıntılı biri olduğum için manikürümü, pedikürümü genelde evde kendim yaparım. Zaten tırnaklarım varla yok arası, üretilirken unutulup son dakika eklenmiş eğretilikte oldukları için zorlanmıyorum. Ayak bakımında en önem verdiğim nokta ise ayağımı rahatsız eden ama vazgeçemediğim ayakkabılarımın verdiği hasarı minimuma indirip sertleşen deriyi mümkün olduğunca yok etmek.
Bu krem oldukça uygun fiyatlı yanlış hatırlamıyorsam 4.99 Tl. Aldığım zaman geyik yağını kullanmak acaba nasıl akıllarına gelmiş diye düşünmüştüm. Üzerinde yazdığına göre geyik yağ eski çağlardan beri nemlendirici olarak kullanılırmış, içerisine nemlendirme özelliğini artırsın diye allantoin ve badem yağı da eklenmiş. Aynı zamanda el kremi olarak da kullanılabilirmiş.
Diğer ayak kremleri gibi nane kokmuyor, parfümlü ama rahatsız edici bir koku değil. Ben genelde yatmadan önce ayağımı yıkayıp kurulayıp bu kremi kullanıyorum. Watsons’larda satılan ayak maskesi için kullanılan çorapları da giyip öyle yatıyorum. Ürünün aslında emilmesi normal hızda ama ben ayaklarımın yoğun neme ihtiyaç duyduğunu bildiğim için biraz bolca kullanıyorum kremi. Gerçekten ayaklarımı yumuşacık yaptı bu krem, fiyatına göre performansı çok çok iyi, denemenizi tavsiye ederim.
Ayrıca ilgilenirseniz Fusswohl Ayak Tuzu ve Fusswohl Ayak Spreyi de mevcut. Siz de kullananlar arasındaysanız yorumlarınızı ve aldığınız fiyatı belirtirseniz sevinirim. :)
Sevgilerimle.
Bugünkü yazımda Rossmann alışverişimde aldığımdan bahsettiğim Fusswohl Ayak Kreminden bahsetmek istiyorum.
Alman arkadaşım ''Bu kremi mutlaka al'' dediğinde güzel olacağını tahmin etmiştim ama genelde fiyatlarla performansı kıyaslamak gibi bir ön yargımız olduğu için fazla beklentim olmadan kullandım.
Ben hijyene takıntılı biri olduğum için manikürümü, pedikürümü genelde evde kendim yaparım. Zaten tırnaklarım varla yok arası, üretilirken unutulup son dakika eklenmiş eğretilikte oldukları için zorlanmıyorum. Ayak bakımında en önem verdiğim nokta ise ayağımı rahatsız eden ama vazgeçemediğim ayakkabılarımın verdiği hasarı minimuma indirip sertleşen deriyi mümkün olduğunca yok etmek.
Bu krem oldukça uygun fiyatlı yanlış hatırlamıyorsam 4.99 Tl. Aldığım zaman geyik yağını kullanmak acaba nasıl akıllarına gelmiş diye düşünmüştüm. Üzerinde yazdığına göre geyik yağ eski çağlardan beri nemlendirici olarak kullanılırmış, içerisine nemlendirme özelliğini artırsın diye allantoin ve badem yağı da eklenmiş. Aynı zamanda el kremi olarak da kullanılabilirmiş.
Diğer ayak kremleri gibi nane kokmuyor, parfümlü ama rahatsız edici bir koku değil. Ben genelde yatmadan önce ayağımı yıkayıp kurulayıp bu kremi kullanıyorum. Watsons’larda satılan ayak maskesi için kullanılan çorapları da giyip öyle yatıyorum. Ürünün aslında emilmesi normal hızda ama ben ayaklarımın yoğun neme ihtiyaç duyduğunu bildiğim için biraz bolca kullanıyorum kremi. Gerçekten ayaklarımı yumuşacık yaptı bu krem, fiyatına göre performansı çok çok iyi, denemenizi tavsiye ederim.
Ayrıca ilgilenirseniz Fusswohl Ayak Tuzu ve Fusswohl Ayak Spreyi de mevcut. Siz de kullananlar arasındaysanız yorumlarınızı ve aldığınız fiyatı belirtirseniz sevinirim. :)
Sevgilerimle.
26 May 2015
Loreal Kusursuz Makyaj Temizleme Suyu
Merhabalar!
Sonunda beklediğim ürün geldi!
Uzuuunncaa zamandan beri izlediğim yabancı youtube kanallarında bioderma h20 dupe olarak gösteriliyordu bu ürün, ben de gelse de denesem demekten canım çıktı ama sonunda aldım.
Öncelikle şunu söylemeliyim ki biodermayla benzer oldukları doğrudur ikisi de su her hangi kokusu yok ve aynı formdalar.
Makyaj çıkarma olayına gelince evet aynı oranda çıkardıkları doğrudur.
Fakat loreal ciltte biraz yapış yapış his bırakıyor beni çok rahatsız etmiyor zaten genelde ben bu tarz ürünlerle sildikten sonra yüzümü temizleme jelleriyle yıkarım çok sıkıntı değil yani benim için.
Kısaca sevdim yağlı bir his bırakmıyor yağ bezeleri oluşturmuyor ve makyajı iyi temizliyor fiyatı da uygun!
10 yıl makyaj temizleyicisi almasam da olur elimde bir sürü yedeklerim oldu :)))
Kullananlar Loreal Kusursuz Makyaj Temizleme Suyu ve fiyatı hakkında yorumlarını yazabilirse gelecekte kullanacaklara yardımcı olabilirler. :) Yorumlarınızı bekliyoruz.
Sonunda beklediğim ürün geldi!
Uzuuunncaa zamandan beri izlediğim yabancı youtube kanallarında bioderma h20 dupe olarak gösteriliyordu bu ürün, ben de gelse de denesem demekten canım çıktı ama sonunda aldım.
Öncelikle şunu söylemeliyim ki biodermayla benzer oldukları doğrudur ikisi de su her hangi kokusu yok ve aynı formdalar.
Makyaj çıkarma olayına gelince evet aynı oranda çıkardıkları doğrudur.
Fakat loreal ciltte biraz yapış yapış his bırakıyor beni çok rahatsız etmiyor zaten genelde ben bu tarz ürünlerle sildikten sonra yüzümü temizleme jelleriyle yıkarım çok sıkıntı değil yani benim için.
Kısaca sevdim yağlı bir his bırakmıyor yağ bezeleri oluşturmuyor ve makyajı iyi temizliyor fiyatı da uygun!
10 yıl makyaj temizleyicisi almasam da olur elimde bir sürü yedeklerim oldu :)))
Kullananlar Loreal Kusursuz Makyaj Temizleme Suyu ve fiyatı hakkında yorumlarını yazabilirse gelecekte kullanacaklara yardımcı olabilirler. :) Yorumlarınızı bekliyoruz.
8 May 2015
Rimmel London Lash Accelerator Endless Rimel
Geçen gün watsons bana bir paket gönderdi, bu rimel de o paketin içinden çıkan hediyelerdendi. içinde en çok merak ettiğim ürün buydu çünkü hala doğru rimeli bulamadım sanırım (belki de beklentiler fazla) neyse ben de bir hevesle denedim.
Rimmel london markasını severim özellikle scandal eyes rimelini beğenerek kullanıyorum buda denediğim rimeller den oldu.
Gelelim benim için Artılarına;
+ Kirpiklerimde topaklanma yapmadı.
+ Yapıştırmadı. ( ki genelde rimellerde tipik sorunumdur).
+ Gözümden kolayca çıkıyor gözümü silerken parçalamak zorunda kalmıyorum .
+ Volumden ziyade daha fazla uzunluk verdi.
+ Uzun süre gözümde kaldı, dökülme yapmadı.
Ve eksileri;
- Bu tamamen tercih meselesi ama ben bu tarz plastik fırçaları sevmiyorum.
- Volum verme konusunda başarılı değil.
Benim için 10 üzerinden 8!
Rimmel london markasını severim özellikle scandal eyes rimelini beğenerek kullanıyorum buda denediğim rimeller den oldu.
Gelelim benim için Artılarına;
+ Kirpiklerimde topaklanma yapmadı.
+ Yapıştırmadı. ( ki genelde rimellerde tipik sorunumdur).
+ Gözümden kolayca çıkıyor gözümü silerken parçalamak zorunda kalmıyorum .
+ Volumden ziyade daha fazla uzunluk verdi.
+ Uzun süre gözümde kaldı, dökülme yapmadı.
Ve eksileri;
- Bu tamamen tercih meselesi ama ben bu tarz plastik fırçaları sevmiyorum.
- Volum verme konusunda başarılı değil.
Benim için 10 üzerinden 8!
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
Mehmet Öz'den Ağrı dindirici 5 doğal yöntem
Kronik ağrı kesici ilaçlar enerjinizi mi düşürüyor? İlaç kullanmaktan hoşlanmıyorsanız, reçeteniz hazır. İşte mutlu, sağlıklı ve ağrısız b...
-
Merhabalar :)) Uzun zaman sonra yeniden yazma fırsatı bulabildim. Ancak bugün yazacağım konu makyaj gönderilerimden farklı olarak iç giyim...
-
Kronik ağrı kesici ilaçlar enerjinizi mi düşürüyor? İlaç kullanmaktan hoşlanmıyorsanız, reçeteniz hazır. İşte mutlu, sağlıklı ve ağrısız b...
-
Merhaba,Nyx bir çok ürün ve renk seçeneğine sahip artık ülkemizde de bulabildiğimiz çok beğenilen bir marka.Nyx'in en popüler ürünler...





