MAC: MSF Lightscapade Aydınlatıcı

Merhaba,

Bugünkü yazımda MAC'in meşhur aydınlatıcısı Lightscapade'den bahsetmek istedim.

MAC'in bu aydınlatıcısı permanent yani devamlı mağazada olan bir ürün olmadan önce koleksiyonlarda kapışılan, koleksiyon haricinde Ebay gibi alışveriş sitelerinde yüksek fiyatlardan satılan ve alıcı bulabilen bir üründü. Ben de çok merak edip bir koleksiyonda denk gelince de almıştım.

Öncelikle aydınlatıcı nerede kullanılır diye merak ediyorsanız sevgili makyajblogum' un şu yazısını mutlaka okumanızı tavsiye ederim.

Kısaca anlatmam gerekirse elmacık kemiğinizi belirginleştirip yüzünüze doğal bir ışıltı katmanıza yarayan ürünlerdir aydınlatıcılar.
Kaş altı, burun üstü, dudak üstü gibi yüzünüzde aydınlatmak istediğiniz yerlerde de kullanabilirsiniz. Donuk ve mat görüntünüzü bu şekilde daha canlı, sağlıklı ışıltılı bir görünüme çevirebilirsiniz.

Mineralize SkinFinish (MSF) serisinden olan bu aydınlatıcı 10gr, oldukça fazla ürün var içerisinde.

Resimde de görüldüğü gibi içerisinde mavi damarlar var. Bloggerlar mavi damarları fazla olanların daha güzel ışıltı verdiklerinden bahsetmişlerdi ,maalesef benimkinde fazla damar yok.

Pigmentasyonu çok iyi ama MAC'in tüm mineralize serisinde olduğu gibi toz toz olma sorunu bu üründe de mevcut.

Cilde yedirildikten sonra gerçekten çok doğal ve sağlıklı bir ışıltı veriyor, uzun süre de ciltte sabit kalıyor.

Kullandıktan sonra neden bu kadar sevildiğini anladım. ''Hollywood yıldızlarının yüzündeki ışıltıyı yakalamak'' tabirine en yakın aydınlatıcı sanırım.

Fiyatı 84TL.

Bir başka yazıda görüşmek üzere.

Devamı...

Shiseido: Perfect Whip Yüz Temizleme Köpüğü

Bir başka Uzakdoğu ürünü yazısı ile karşınızdayım:  Shiseido Perfect Whip Foam.
Kendisi bir yüz temizleyicisi.

Shiseido: Perfect Whip Yüz Temizleme Köpüğü


Keşfettiğimden beri cilt bakım rutinimin bir parçası oldu. Shiseido'nun bu ürünü sadece Japonya'da piyasaya sunuluyor. Japon bir arkadaşım bana Shiseido'nun Japonya'da çeşit çeşit ürünleri olduğu ve ürünlerin pahalı, orta pahalı ve uygun fiyatlı olmak üzere kategorize edildiğinden bahsetmişti. Bu ürün ise uygun fiyatlılar arasındaydı, yanlış hatırlamıyorsam. Bir bakıma Shiseido'nun drugstore ürünü diyebiliriz.

Ürün köpük olarak tanıtılıyor ama aslında kremsi formda, çıkan ürünü Japonlar foaming net dedikleri, tülden yapılma küçük lifle iyice köpürtüp o şekilde yüzlerine uyguluyorlar. Ben elimde hafifçe köpürtüp yüzüme öyle uyguluyorum. İlk sıktığınızda ise diş macunu kıvamında olduğunu söyleyebilirim.

Güzel bir kokusu var ama çok güçlü değil. Yüzü gerçekten güzel temizliyor, makyaj artığı bırakmıyor geride. Japonya'da oldukça popüler olan bu ürün 120 gr ve bana yaklaşık 6 ay yetti, 2. tüpü  açtım ve keşke kolay ulaşabileceğim bir ürün olsa diye kara kara düşünmekteyim. Tüm cilt tiplerine uygun bir ürün olduğunu söylenmekte. Benim cildim kuru-karma, cildimi kurutmadı, germedi. Çok severek kullanıyorum, tavsiye ederim.

Bu temizleyicinin reklamını izleyip, Japon ablamızın nasıl köpürttüğünü görmek için; https://www.youtube.com/watch?v=nMyjxwiDH-U

Not: o şekilde köpürmesi için yaklaşık bir 10 dakika uğraştım yine de olmadı, helal olsun nasıl başardıysa..


Bir başka yazıda görüşmek üzere.

Devamı...

Klorane Kuru Şampuan

Bu yazımda favori kuru şampuanım Klorane'den bahsetmek istiyorum.

Öncelikle duymamış olanlar için kuru şampuanlar; saçlarını sık yıkamaya imkanı bulamayan bireyler için, örneğin sık nöbet tutan doktorlar ya da tıp öğrencileri gibi (yazar burada kendini işaret etmekte adeta!), ya da yatakta uzun süre yatması gereken hastalar için üretilmiş susuz kullanılan bir tür şampuan. Piyasada sıklıkla sprey şeklinde olanları var, Lush markasının ise toz şeklinde olan ama benim pek rahat kullanamadığım bir örneği de mevcut.


Klorane Kuru Şampuan


Saçları her gün yıkamak saç derisinin yağ dengesini bozabileceğinden, pek önerilmiyor ama gelgelim yağlı saçlarla gezmekte pek zarif değil, bu noktada kuru şampuanlar devreye giriyorlar.

Denediklerim arasında en başarılı bulduğum ise Klorane markasına ait.

Klorane bir Fransız markası ve ülkemizde eczanelerde ya da dermokozmetik ürünleri satan internet sitelerinde satılmakta. İçerisinde yumuşatıcı ve koruyucu yulaf ekstresi, siklodekstrinler ve yağ emme özelliğine sahip polisakkaritler var ve böylelikle saçları su olmadan bir nebze de olsa temizlemeye yarıyor.

Piyasadaki çoğu kuru şampuan yağı emmesine rağmen saçta o temizlik hissi olmuyor, görüntü güzel bile olsa insan kendini rahatsız hissediyor. Klorane bu noktada benim gönlümü fethetti çünkü temizlik hissi de veriyor.

Kullanımı da iyice çalkaladıktan sonra yaklaşık 30 cm uzaklıktan saç dibine püskürtme şeklinde, 2 dakika saçımızla maddeyi baş başa bıraktıktan sonra da tarıyoruz. İlk sıkıldığında saçta beyazımsı bir renk oluyor ama tarayınca bu geçiyor. Temiz güzel bir kokusu var, ağır parfümlü bir kokusu olmaması benim için büyük bir artı.

Çok severek kullanıyorum ama 150 ml olmasına rağmen biraz çabuk bitiyor maalesef.

Bu arada saça gerçekten hacim katıyor, eğer saçlarınızın yoğun olmadığından şikayetçiyseniz kuru şampuanları sadece yağı emmesi için değil hacim vermesi için de kullanabilirsiniz.

Klorane kuru şampuan'ın Türkiye'de nerede satıldığını, aldıkları fiyatı kullananlar yorumları ile paylaşırlarsa da cok sevinirim. :)

Bir başka yazıda buluşmak üzere.

Devamı...

Missha BB Cream

Merhaba,

Kore kozmetiğinden devam ediyoruz, bu sefer ki konuğumuz Missha BB Cream. Missha ülkemizde de ulaşılabilen bir marka olduğu için bu  ürününü gönül rahatlığıyla yazabilirim.

Missha'nın en ünlü ürünü hiç şüphesiz BB Cream'i. Çeşitli bloglarda da mutlaka karşılaşmışsınızdır. Benim tanıtacağım ürün ise herkesin bahsettiği  Perfect Cover BB Cream değil, üzerine fazla yazıldığını görmediğim Watery BB Cream.

Missha BB Cream


BB kremler ya da açık adıyla Blemish Balm'ları artık herkesin tanıdığını biliyorum. Uzun bir tanıtım yazısı yazmayacağım ama güneş koruyucu faktörü içermeleri, nemlendirici özelliklerini olması ve her şeyden önemlisi cilt kusurlarını kapatıp, düzeltici özelliğinin olmasıyla meşhurlar.


Uzun bir süre Perfect BB Cream'i beğeniyle kullandım, kullanmaya da devam ediyorum. Kışın özellikle cildimin çok kuruduğunu bilen Koreli arkadaşım bu Watery BB Cream İle tanışmamı sağladı.

Nemlendirici özelliği Perfect Cover'dan daha fazla olduğu için, kışın elim hep Watery BB'ye yöneldi. İçinde ayrıca SPF 27 var ve her ne kadar kışın kullanmayı düşünmesek De cildimizin kışın da güneşten korunmaya ihtiyacı var.

Ürünün kapatıcılığı Perfect Cover BB Cream den biraz daha az, renkli nemlendiricilere biraz daha yakın, en sevdiğim özelliği ise cilt tarafından hemen emilmesi, Perfect Cover'ı yedirmek biraz zaman alıyor özellikle de benim gibi kuru/karma ciltliyseniz çoğu zaman içerisindeki nemlendirici maalesef yetmiyor. Watery BB Creaméi bu açıdan daha başarılı buluyorum. Ürünün çokta güzel bir kokusu var, bakım ürünlerinde parfüm olması çoğu zaman hassasiyet açısından negativite taşır ama bu tarz renkli kozmetiklere de ben kokuyu yakıştırıyorum. :)


Sanırım bu ürünün dışı değişmiş, kıyamayıp sadece kışın  kullandığım için olsa gerek uzun bir süredir benle birlikte, yapısında ya da kokusunda herhangi bir değişme olmadı. Bitmesine yakın kesinlikle yenisini alacağım bir ürün.

Ürünün en büyük eksisi ise tek renk tonunda olması, benim gibi buğday tenlilere birebir gelecek ürün, beyaz tenlilerde biraz koyu gelebilir.

Yorumlarınızda Missha BB Cream watsons ürününün sahibinden, ebay fiyatı hakkında bilgi verebilir, kullananlar nerede satıldığını yazabilir ve yorumlarınızı paylaşabilirsiniz. :)

Bir başka üründe görüşmek üzere.

Devamı...

Benefit Fine One One

Bugünkü yazımda benim için hayal kırıklığı olan Benefit’in Fine One One isimli ürününden bahsedeceğim.

Stick formda olan aydınlatıcı-allık-kontür üçlemesini tek bir ürünle topladığı için bu ürünün Tr’ye gelmesini dört gözle beklemiştim. Geldiğini öğrenir öğrenmez de hemen aldım.




Okuduğum çoğu blog bu ürünü över nitelikte yazılar yazdığı için ve satın almaya gittiğim gün, makyajımı yapmış, arkadaşımla buluşacak olduğumdan dolayı sadece elimde denemek gibi bir yanlışa düştüm. Bir daha asla böyle bir hata yapmayacağım, zira yaklaşık 100 liram  çöpte şu an.

Benefit markasının ürünlerini genelde beğeniyorum ama bu defa olmadı.Keşke her zaman yaptığım gibi temptalia.com a bir baksaymışım.

Aydınlatıcı kendini belli ediyor ama diğerleri ciltte yok olup gidiyor, çok açık tenli bir arkadaşımda birazcık kendini belli etti.

Benim cildimde kendini hiç belli etmiyor, yitip gidiyor, isterse 10 kat süreyim sonuç aynı..

Ortasındaki pembelik aynı zamanda ruj gibi de kullanılabilirmiş, ama o işte de sınıfta kaldı, rengi güzel ama dudakta kalma süresi yaklaşık 60sn sanırım.

Bu da bana ders olsun, bir daha denemeden asla bir ürünü yorumlara bakarak almam.



Benefit Fine One One kullananlar arasındaysanız fiyat ve fine one one benefit sephora hakkında yorumları bekliyorum.

Sevgiler.

Devamı...

Lorac Pro Palette İncelemesi

Merhaba,

Yaklaşık 2 ay sabırsızlıkla benim olmasını beklediğim Lorac Pro Palette 2 hafta önce elime ulaştı, 2 haftadır da kendisiyle çılgınlarca aşk yaşıyoruz.

Lorac Pro Palette İncelemesi
Büyütmek için Tıklayabilirsiniz.


Hem gündüz hem de gece/özel gün makyajları için çeşitli kombinler yapılabilecek doğal tonlarda 8'i mat, 8'i ışıltılı 16 far ve mini boy Behind The Scenes Eye Primer (5.5gram) içeren bu palet, totalde 8,8 gram (her bir far 0,55 gram) ve 42 Dolar. (Kendi internet sitesine göre asıl değeri 110 Dolar'mış.)


Paletteki üst sırada mat farlar, alt sırada ise ışıltılılar var, bu dizayn hoşuma gitti. Çok da hafif, çantada taşımak için çok ideal ancak kapağı mıknatıslı olduğu için çantada açılma riski var tabii.
Hepsi iyi hoş da ambalajında sevmediğim şey leke tutan siyah kartonumsu yapıda olması, daha farları sadece swatchlarken sağına soluna bulaştırdım bile.



White: Mat beyaz, resmen tebeşir beyazı, yapısı da biraz tebeşirimsi, mat beyaz farı neredeyse hiç kullanmam, belki başka farlarla karıştırarak kullanabilirim, bilemiyorum. Palette olmasa da olurdu bana göre.

Cream: Mat açık bej, hatta çok hafif pembelik içeriyor bence. Kaş altlarımı aydınlatmak için bayılarak kullanacağım bir renk.

Taupe: Açık-orta koyulukta çok güzel bir mat boz kahverengi (ya da mantar/köstebek - taupe rengi) yapısı ve renk verişi bence başarılı.

Lt. Pink: (Light Pink) Çok çok açık mat pembe, tıpkı White gibi hiç kullanmayacağım yapıda, palet bu ikisi olmadan 14  fardan oluşabilirdi bana göre. (White, Cream ve Lt. Pink renk olarak benim teminde çok farklı durmuyorlar ancak yapıları itibariyle White ve Lt. Pink çok kullanışsız geldi bana, Cream ise kullanılabilecek yapıda.)

Mauve: Mat orta tonlu leylak rengi mi desem açık lila-gül kurusu mu desem bilemediğim güzel bir pembe tonu, Naked3 paletteki ışıltılı leylak tonlarıyla da kullanabileceğim için bu tonda mat bir farım olduğu için sevimdim.

Sable: Orta koyulukta mat bir kahverengi, kahve farların fazlası göz çıkarmaz.

Espresso: Mat koyu kahve, sanki içinde mürdüm ya da bordoluk barındırıyormuş gibi geliyor bana, renk verişi çok başarılı ama birazcık dökülme yapıyor.

Black: Paletteki son mat far. Mat siyah ama öyle simsiyah olan siyahlardan değil, daha çok MAC Carbon gibi bir siyah, hatta koyu gri de diyebilirim, renk verişi idare eder ölçüde, adını da keşke Black değil de Gray filan koysalardı daha uygun olurdu. Ama zaten benim far olarak kullanabileceğim en koyu siyah bu tonlar, kullanım açısından bir sıkıntı çekmeyeceğim, ama adına taktım, neden Black?

Nude: Paletin ilk ışıltılı farı muhteşem bir bej-şampanya rengi, renk verişi çok başarılı, yapısı da çok hoş, o kadar kolay renk veriyor ki ciltte kayıp gidiyor sanki.

Champagne: Açık pembe-şampanya rengi. Nude'a çok benziyor, sadece birazcık daha pembesi. Yine çok güzel bir renk, pigmentasyonunu ve yapısını da çok beğendim.

Gold: Koyu altın rengi ya da açık-orta tonlu bakır diye tanımlayabilirim, bir hayli metalik, inanılmaz yumuşak bir yapısı var, uygulaması o kadar kolay ve güzel ki... Renk verişi de muhteşem. Bayıldım.

Light Bronze: Tarif etmekte çok zorlanıyorum bu rengi, sanki çok açık şeftalimsi bej gibi bir renk. Anlatmada başarısız olsam da renk muhteşem, pigmentasyonu da çok güzel ama birazcık toz toz oluyor.

Pewter: Nasıl tarif edeceğimi bilmediğim bir renk daha, aslında ambalajından bakıldığında ya da parmaklarımın ucunda renk bir tür açık bronz kahve gibi ama elimin üzerine yaydığımda daha taupe'umsu bir renge dönüşüyor. Renk verişi çok iyi ancak çok fazla dökülüyor göz altlarına, göz kapağıma uygularken farın yarısı yanaklarıma kadar döküldü, çok dikkatli uygulamak gerekiyor aski halde tüm cilt makyajını sıfırdan yapmak gerekebilir.

Garnet: Kırmızı - bakır kahve diye tarif edebileceğim müthiş bir renk. Yapısı ve renk verişi de çok başarılı. Garnet Grena/Lal Taşı demekmiş bu arada, kırmızı tonlarında bir taş.

Deep Purple: Ambalajından bakıldığında içinde minicik altın-mor simler var ancak tende o simler sanki hafif altın yansımalara dönüşüyor, güzel bir mor rengi. Yapısı, uygulaması, pigmentasyonu çok başarılı.

Slate: Bir tür metalik grimsi-mavi. Slate'in kelime anlamı arduaz/arduvaz demekmiş, arduvaz ise bir tür kayaçmış genelde çatı kaplamada kullanılırmış. Gereksiz bir ton bilgi ama görsellere baktım, hakikaten mavimsi grimsi taşlar, zaten arduvaz grisi ya da arduvaz mavisi diye geçermiş bu renk de. Neyse, farın pigmentasyonu ve yapısı çok güzel.

Paletteki ışıltılı farlar mat farlara göre çok daha başarılılar, bu beni biraz hayal kırıklığına uğrattı tabii, ben 8 mat far için istemiştim aslında bu paleti çünkü, ancak ışıltılı farlar o kadar güzeller ki o iki hiç kullanmayacağım mat farın eksikliğini hissettirmediler bana.

Farların miktarı az, MAC farların üçte biri kadar her bir far, zaten bu haliyle bile bitirmem pek mümkün değil.

Lorac Pro Palette'i Naked ve Naked2 ile karşılaştırıyorlar, Naked2 ile resmen aynı olan birkaç far var bu palette,  yani elinizde hali hazırda Naked ve/veya Naked2 varsa Lorac Pro Palette çok da gerekli değil; ha zaten onlar olmasa da çok gerekli değil, eminim hepimizin elinde bu tonlarda bir çuval dolusu far vardır zaten. Ama kullanabileceğim 6 mat ve 8 ışıltılı farın tek bir palette olması beni hala cezbediyor.

Özetle; pek mutluyum bu paletle.

Sevgiler,

Devamı...

Ceradolin Losyon

Bu aralar favori nemlendiricim Ceradolin losyon. Ceradolin losyon eczanelerde satılan bir ürün. Seramid, hyaluronik asit, shea yağı, e vitamini, dimetikon ve gliserin içerdiği yazıyor ürün tanıtımında. Tek tek bu maddelerin ne işe yaradığına bakarsak;

Seramid: Cildin nem tutmasına yardımcı olan ve cilt bariyerini güçlendiren bir madde.

Hyaluronik asit: Cilt için çok önemli bir madde, cildimizin diriliğini, hacmini veren bir madde diyebiliriz. Ama dışarıdan sürdüğümüz hyaluronik asidin kırışıklık giderme etkisi yok iddia edildiği gibi, çünkü hyaluronik asit gözeneklerden geçemeyecek kadar büyük yapıda bir madde. Ama ne gibi yararı var derseniz, dışarıdan sürülünce cildin nemini kaybetmesini engelleyen ve bariyerini koruyan bir yapısı var.

Skualen: Antioksidan ve nemlendirici özelliği bulunan bir madde.

Shea yağı: Nemlendirici ve ciddi antioksidan özelliği bulunan ve hatta ciltteki lekelere iyi geldiği bile iddia edilen bir madde. Açıkçası bu üründeki beni en korkutan maddeydi çünkü içerik listesinin en başlarında ve gözenek tıkama ihtimali beni korkuttu. Shea yağı ile ilgili farklı yerlerde farklı yazılar gördüm.Kimi gözenek tıkayabilir derken kimi tıkamayacağından bahsetmiş.Aslında daha güvendiğim yerlerde gözenek tıkamadan bahsetmemiş ve bende de böyle bir duruma sebebiyet vermedi.

Dimetikon: Silikon türevi. Cilde ipeksi hissi veriyor.

E vitamini: Antioksidan bir vitamin.

Gliserin: Cildi nemlendiren bir madde.

Aslında bu ürünün e vitamini ve seramid içeriği az, çünkü listenin sonunda yer alıyor bu maddeler. Silikon içeriği ise fazla değil, yani silikon dolu değil diyebilirim, gerektiği kadar var, dimetikon de ortalarda yer alıyor çünkü. Bunun dışında da içerdiği cilde yararlı maddeler mevcut.

Ceradolin Losyon


Bu kadar içerikten bahsettikten sonra biraz da sevme nedenlerime gelelim.

Sevdim çünkü içeriğini beğendim, nemlendirmek üzerine kurulmuş, cildi güçlendirecek, antioksidan içeriği de olan bir nemlendirici bu. Losyonu yağlı ve karma ciltlere uygun, krem olanı da var. Parfümlü ve parfümsüz seçenekleri var. Bendeki parfümlü maalesef, gözden kaçırarak almışım. Üzerinde üretim ve son kullanma tarih yazıyor, 200 ml'si 30 tl. Yüze de uygun, vücuda da, hijyenik pompalı bir ambalajı var, şişesi şeffaf değil opak, yani ışık geçirmiyor.Bütün bunlar zaten başta bende bir sempati uyandırıyor.:)

Kremini bilmiyorum, losyonunu kullandığım için losyonundan bahsedeceğim. Hafif, losyon tarzı bir yapısı var. Kolayca sürülüyor, kolayca emiliyor.Cildi çok güzel nemlendiriyor. Sürdükten sonra cildimin ferahladığını hissediyorum, cildimde yağ bırakmıyor ama nemli bırakıyor. Aşırı yağlı bir cildiniz varsa daha matlaştırıcı nemlendiricilere yönlenmeniz daha uygun olabilir çünkü bu ürün böyle birşey vaat etmiyor, yani yağlanmayı kontrol altına alma gibi bir özelliği yok.

Kısacası nemlendiricimi çok severek kullanıyorum ve Ceradolin nemlendiricilerden denemenizi tavsiye ediyorum. Uygun fiyata, güzel bir ürüne sahip olduğum için mutluyum. 150tlye satılıp, hiçbir özelliği olmayan nemlendiricilerden yüz kat daha iyi olduğunu söyleyebilirim.:)

Kadınlar kulübü ve ekşi'de kullananların yorumlarına da göz gezdirmeyi unutmayın. Siz de bu gönderiye ürün hakkında yorum yapabilirseniz kullanacaklara yardımcı olabilirsiniz.

Ceradolin losyon hidro, lipo hakkındaki yorumlarınızı bekliyorum.

Devamı...

Dudak Bakımı

Merhaba,

Bugünkü yazımda kendimce uyguladığım ve rutine oturttuğum dudak bakımımdan bahsetmek istedim.

Dudaklarım çok kuru ve  özellikle kışın beni çileden çıkarıyor, kremsi formdaki rujlar bile dudak çizgilerine doluyor ve çoğu zaman sadece dudak nemlendirici sürüp dışarı çıkıyorum.
Son zamanlarda dudak bakımı ile ilgili arayışım sona erdi ve kendimce bir rutin oluşturdum.

1. Ölü deriden arındırma:

Dudak bakımı deyince bence ilk adımlardan biri dudaktaki ölü deriyi soyup atmak olmalı, böylelikle rujların pütür pütür görünmeleri de engellenmiş olur. Dudak peelingi için ben Lush'ın peelinglerini kullanıyorum.

lush bubble gum


Şu an elimde Bubblegum var, ama sanırım en sevdiğim Mint Julips, bu bitince muhtemelen tekrar ona dönerim.

Lush bu ürünü kullandıktan sonra dudaklarınızı suyla durulamanıza gerek yok, direk yalayabilirsiniz demesine rağmen tabii ki öyle bir şey yapmıyorum, zaten Lush'ın amacı da içeriğinin doğallığını vurgulamak olsa gerek..

Peki bu ürüne gerek var mı, evde kendimiz yapamaz mıyız? Tabii ki yaparız, jojoba yağı bulamasak bile evdeki zeytinyağından 1 çay kaşığı alıp, içine 1 çay kaşığı şeker ilave edip kullanabiliriz. Bu karışıma bal, vazelin vs ekleyip yapanlarda var ama ben denemedim. Şu sıralar fazla zamanım olmadığından Lush 'ın bu ürünü pratik geliyor. Parmaklarınızla ya da bir dış fırçası yardımıyla uygulayabilirsiniz.

2. Nemlendirme:
Bu aşama beni çok zorlayan bir aşamaydı. Piyasadaki dudak nemlendiricileri genellikle dudak üzerinde bir tabaka oluşturup nem kaybını önlemek üzere üretilmiş olduğundan tam verim alamıyorum, henüz dahi tam tedavi edici bir dudak nemlendirici var mı piyasada bilemiyorum.

Benim kullanıp oldukça memnun kaldığım, ikide bir yenilememe gerek olmadan dudağıma nem pompalayan dudak nemlendiricim Dior Creme De Rose.

Dior Creme De Rose


Genellikle gece bakımında uyguluyorum, tek beğenmediğim yanı parmakla sürülüyor olması zira hiç hijyenik değil. Kulak çubuğu ile alıp dudaklarıma bir kaç sefer uyguladım ama yine de kendimi parmaklamaktan alıkoyamadım. İçerisine doğal gül suyu koyduklarından çok  güzel gül kokuyor, bana Chanel allıkları anımsatıyor bu kokusu.

Yapış yapış, tabaka halinde dudakta kalan nemlendiricilerden değil, diğer balmlara göre çok çabuk emiliyor. Gün içinde bin defa tazeleme derdi yok. Yaklaşık 1,5 aydır düzenli kullanıyorum ve dudağımın ilk defa bu soğukta bu kadar nemli olduğunu gördüm.

Oldukça pahalı bir ürün almadan önce uzun bir süre düşündüm ve aklıma rujlara çok para verdiğim ama kuru dudaklara uygulayamadığım geldi ve aldım. İyi ki almışım.

Ben denemedim ama The Body Shop'un Shea yağlı lip balm'ını  bu nemlendiriciye benzetenler var.

Gün içerisinde olur ya nemlendirme ihtiyacı duyarsam diye  kullanım kolaylığından dolayı yanımda taşıdığım lip balm ise EOS.

Benim dudak bakımım böyle, sizin kullanıp dudak bakımınızda olmazsa olmaz dediğiniz ürünler nelerdir?

Sevgilerimle.

Devamı...

Favorinin Favorisi Mac Allıklarım - Dainty

Merhabalar;

Bugünkü yazımda sizlere MAC Mineralize Blush serisinden sahip olduğum tek allık olan Dainty'den bahsedeceğim. MAC bu seriyi internet sitesinde "Transparan ve hafif bir uygulama yapmak için fırınlanmış minerallerin inceltilip pudra haline getirilmesi sayesinde oluşturulmuştur. Renk hafif bir şekilde yoğunlaşır. Ağırlık hissi yaratmadan kat kat sürülebilir. Elmacık kemiklerini ışıltılı sedefli bir ışıltıyla vurgular ve örter." şeklinde tanımlamış. Ben de bu tanıma katılıyorum, gerçekten de rengini istediğim ölçüde ayarlayabiliyorum ve bunu yaparken kat kat sürdüğüm zamanlarda bile yanaklar "Ben buradayım, bana bak." diye bağırmıyor.

Transparan kavramı da göreceli tabii, ben ilk okuduğumda renk verişinin azlığından bahsettiğini sanıp "Yok öyle bir şey." diye kendimce çıkışmıştım ancak sonradan kavrayabildim demek istediklerini; hani pudra-toz ürünlerin ortak bir sorunu vardır, iyice dağıtmazsan, hafif hafif uygulamazsan toz toz durur, kendini belli eder, cakey görünüm dedikleri sorunla karşılaşılır ya, bu sorunlar Dainty'de yaşanmıyor çünkü yapısı yarı şeffaf gibi, renk verişi yeterince iyi ancak allığı sürdüğünde sanki sonradan boyanmış değil de kendiliğinden o renkmiş gibi duruyor yanaklar. Sanırım kullandığım en doğal görünüm sağlayan ışıltılı allık Dainty. Son zamanlarda mat allıkları daha çok seviyor olmama rağmen, Dainty'nin ışıltıları beni rahatsız etmeyecek kadar uygun ölçüde olduğundan rahatça kullanabiliyorum. Serinin diğer renklerinde de gözüm var, bir gün onları da burada yazacağım umarım.

Benim sarı alt tonlu, buğday tenimde (cilt tonumun MAC'te karşılığı NC20) 1-2 fırça darbesiyle başarılı bir pembelik sağlıyor, benden daha koyu tonlu ciltlere de bu allığın çok yakışacağını düşünüyorum, istenilen oranda artırılabiliyor rengin koyuluğu çünkü. Kötü diye tanımlayabileceğim tek özelliği yumuşak kıllı fırçalarla uygulamazsam biraz tozlaşabiliyor olması, Real Techniques allık fırçasıyla uygulamaya başlayınca bu sorun minimuma indi ama. MAC pudra allıklar 6 gram, mineralize allıklar ise 3,5 gram buna rağmen fiyatı daha yüksek, 75 TL.
MAC allıklar piyasadaki bir çok markaya göre daha pahalı, ancak bu ürünleri bitirmenin çok çok uzun zaman aldığını, o paranın hakkını yıllarca vereceğini de unutmamak gerek. MAC pudra yapılı allıkların raf ömürleri 36 ay diye biliyorum, ama ben direkt ciltle temas etmeyen toz yapıda ürünleri çok yanlış olsa da değil 3, 5 sene bile kullanıyorum yapısında, kokusunda herhangi bir bozulma hissetmezsem. Nemlendirici, baz, fondoten uygulayıp sonra allık sürülüyorum, tenime doğrudan temas etmesi pek mümkün değil. Ancak tabii ki bu çok çok yanlış ve asla tavsiye etmiyorum. Belirtilen son kullanma tarihi geçmiş herhangi bir ürünü lütfen kullanmayınız.

Bir sonraki yazımda görüşmek üzere.

Devamı...

Maybelline BB Krem

MAYBELLİNE DREAM FRESH BB CREAM


Sonunda bu ürüne de şans verme sırası geldi! Uzun zamandan beri makyaj dolabımda bir köşede duruyordu yaz için kullanılmayı bekleyenler köşesindeydi. Havalar çok ısındı bu aralar kullanalım dedim.

Anneler günü indiriminden almıştım yanlış hatırlamıyorsam, sırf merakıma yenilmiştim kabul ediyorum :)

Çok fazla bb cream kullanan ve tercih eden bir insan değilim ben genelde yüz ürünlerinde kapatıcılıktan yanayım ama bu yazın sıcağında fondoten hiç çekilmiyor ondan dolayı bende daha hafif yapıda ürünlere yöneldim. Bu da onlardan bir tanesi.

* Benim rengim light en uygun olan renk buydu bir açık tonu daha vardı fair horlak olma olasılığım çok yüksekti:)  Ben de light tonunu tercih etmiştim medium olan bana çok pembe alt tonlu pembe alt tonluysanız onada bakabilirsiniz tabi.

* Yazın spf li ürünler kullanmayı seviyorum spf 30 olması benim için gayet güzel.

* En sevdiğim yanı sürdüğünüz zaman yüzünüzde kalıp gibi durmaması böyle doğal bir ışıltısı var ama yağlı ciltliyseniz mutlaka pudrayla sabitlemiz gerek.

* Çok fazla kapatıcılığı yok sadece cilt tonunuzu eşitliyor.

* Ben herhangi bir sivilce sorunuyla karşılaşmadım.

*S evmediğim özelliği uzun süre cildinizde kalmıyor sanki akşama doğru yüzümde hiç bir şey yokmuş gibi hissediyorum.

Yaz için kullanışlı ve hafif ürün arayanlara tavsiye edilir.



Devamı...

Fusswohl Ayak Kremi

Selamlar,

Bugünkü yazımda Rossmann alışverişimde aldığımdan bahsettiğim Fusswohl Ayak Kreminden bahsetmek istiyorum.

Alman arkadaşım ''Bu kremi mutlaka al'' dediğinde güzel olacağını tahmin etmiştim ama genelde fiyatlarla performansı kıyaslamak gibi bir ön yargımız olduğu için fazla beklentim olmadan kullandım.

Ben  hijyene takıntılı biri olduğum için manikürümü, pedikürümü genelde evde kendim yaparım. Zaten tırnaklarım varla yok arası, üretilirken unutulup son dakika eklenmiş eğretilikte oldukları için zorlanmıyorum. Ayak bakımında en önem verdiğim nokta ise ayağımı rahatsız eden ama vazgeçemediğim ayakkabılarımın verdiği hasarı minimuma indirip  sertleşen deriyi mümkün olduğunca yok etmek.

Bu krem oldukça uygun fiyatlı yanlış hatırlamıyorsam 4.99 Tl. Aldığım zaman geyik yağını kullanmak acaba nasıl akıllarına gelmiş diye düşünmüştüm.  Üzerinde yazdığına göre geyik yağ eski çağlardan beri nemlendirici olarak kullanılırmış, içerisine nemlendirme özelliğini artırsın diye allantoin ve badem yağı da eklenmiş. Aynı zamanda el kremi olarak da kullanılabilirmiş.

Diğer ayak kremleri gibi nane kokmuyor, parfümlü ama rahatsız edici bir koku değil. Ben genelde yatmadan önce ayağımı yıkayıp kurulayıp bu kremi kullanıyorum. Watsons’larda satılan ayak maskesi için kullanılan çorapları da giyip öyle yatıyorum. Ürünün aslında emilmesi normal hızda ama ben ayaklarımın yoğun neme ihtiyaç duyduğunu bildiğim için biraz bolca kullanıyorum kremi. Gerçekten ayaklarımı yumuşacık yaptı bu krem, fiyatına göre performansı çok çok iyi, denemenizi tavsiye ederim.



Ayrıca ilgilenirseniz Fusswohl Ayak Tuzu ve Fusswohl Ayak Spreyi de mevcut. Siz de kullananlar arasındaysanız yorumlarınızı ve aldığınız fiyatı belirtirseniz sevinirim. :)


Sevgilerimle.


Devamı...

Loreal Kusursuz Makyaj Temizleme Suyu

Merhabalar!

Sonunda beklediğim ürün geldi!

Uzuuunncaa zamandan beri izlediğim yabancı youtube kanallarında bioderma h20 dupe olarak gösteriliyordu bu ürün, ben de gelse de denesem demekten canım çıktı ama sonunda aldım.
Öncelikle şunu söylemeliyim ki  biodermayla benzer oldukları doğrudur ikisi de su her hangi kokusu yok ve aynı formdalar.
Makyaj çıkarma olayına gelince evet aynı oranda çıkardıkları doğrudur.
Fakat loreal ciltte biraz yapış yapış his bırakıyor beni çok rahatsız etmiyor zaten genelde ben bu tarz ürünlerle sildikten sonra yüzümü temizleme jelleriyle yıkarım çok sıkıntı değil yani benim için.
Kısaca sevdim yağlı bir his bırakmıyor yağ bezeleri oluşturmuyor ve makyajı iyi temizliyor fiyatı da uygun!
10 yıl makyaj temizleyicisi almasam da olur elimde bir sürü yedeklerim oldu :)))

Loreal Kusursuz Makyaj Temizleme Suyu

Kullananlar Loreal Kusursuz Makyaj Temizleme Suyu ve fiyatı hakkında yorumlarını yazabilirse gelecekte kullanacaklara yardımcı olabilirler. :) Yorumlarınızı bekliyoruz.

Devamı...

Rimmel London Lash Accelerator Endless Rimel

Geçen gün watsons bana bir paket gönderdi, bu rimel de o paketin içinden çıkan hediyelerdendi. içinde en çok merak ettiğim ürün buydu çünkü hala doğru rimeli bulamadım sanırım  (belki de beklentiler fazla) neyse ben de bir hevesle denedim.

Rimmel london markasını severim özellikle scandal eyes rimelini beğenerek kullanıyorum buda denediğim rimeller den oldu.

Gelelim benim için Artılarına;

+ Kirpiklerimde topaklanma yapmadı.

+ Yapıştırmadı. ( ki genelde rimellerde tipik sorunumdur).

+ Gözümden kolayca çıkıyor gözümü silerken parçalamak zorunda kalmıyorum .

+ Volumden ziyade daha fazla uzunluk verdi.

+ Uzun süre gözümde kaldı, dökülme yapmadı.


Ve eksileri;

- Bu tamamen tercih meselesi ama ben bu tarz plastik fırçaları sevmiyorum.

- Volum verme konusunda başarılı değil.

Benim için 10 üzerinden 8!


Rimmel London Lash Accelerator Endless Rimel

Devamı...

The Face Shop: ''Lovely Me:Ex Cushion Blusher'' Allık İncelemesi ve Yorumları

The Face Shop: ''Lovely Me:Ex Cushion Blusher'' Allık İncelemesi ve Yorumları


Bugünkü yazımda yine bir Kore markası olan The Face Shop markasının bu sevimli allığını incelemek istedim. The Face Shop Türkiye'de şu an satılıyor sanırım. Çok az ürününü denemiş olmama rağmen sevdiğim bir Kore markası.

The Face Shop: ''Lovely Me:Ex Cushion Blusher''


The Face Shop: ''Lovely Me:Ex Cushion Blusher''
Marka sanki The Body Shop'tan birazcık esinlenmiş gibi, ama ürünlerin pek alakası yok. Çoğu uzakdoğu markalarında olduğu gibi sevimli daha feminen ambalajları var. Zaten Kore ve Japonya bana feminen etkinin daha ağır bastığı ülkeler gibi gelmiştir, tasarımlara da bu özellik yansıyor gibi.


Ambalajı çok şirin ama biraz dayanıksız, zira kartondan yapılmış bir dış ambalajı var. İçini açtığınızda ise bu sevimli puf karşılıyor sizi. Ne kadar kullanamasam da bayılıyorum, tıpkı şu pompalı parfüm şişeleri gibi, kullanışsız ama çok çok sevimli..





Allığın rengi kabında çok pigmentli bir allık gibi dursa da, ciltte daha doğal bir bitişi var. Kullandığım çoğu Uzak doğu ürünü böyle, ilk bakışta inanılmaz pigmentli gibi duruyorlar ama deneyince yanıldığınızı anlıyorsunuz..



Bu renk 01 Romantic Pink, ismiyle çok uyum içinde olduğunu düşünüyorum.



Yanakta hafif lila alt tonlu bir pembeye dönüşüyor, çok pigmentli olmamasını ben sevdim, ne kadar yoğunlukta bir renk vermek istediğime kendim karar verebiliyorum böylelikle..
Ama şu uyarıyı da yapmak isterim ki eğer buğday tenli veya daha esmerseniz cildinizde bu allık rengini çok belli etmeyebilir.

Ürün 7 gr ve allık bitirmenin ne kadar zor olduğu düşünülürse bence oldukça yeterli bir miktar.

Beğenmediğim özelliklerine gelirsek fazla pudramsı bir yapısı var bu yüzden kalıcılığı çok az, kuru bir cildim olmasına rağmen yaklaşık 3 saat gibi bir kalıcılığı var. Puf kullanımı çok şirin ama hijyen açısından bakarsak nasıl temizleyeceğimi bilmiyorum. Aksesuar olarak kalıyor çoğunlukla.
Yaklaşık bir senedir benimle beraber bu allık ama elimin çok gittiğini söyleyemem.

The Face Shop' un el kremlerinin ambalajına da bayıldım, onları da yakın zamanda denemek gibi bir planım var. Kore markalarının Türkiye' ye geldiğini görmek gerçekten beni çok mutlu etti. Önce Missha, sonra The Face Shop ve yakında da Etude House, darısı Japon markalarının başına ^^

Devamı...

Bitenler

 Merhaba,sonunda üçüncü bitenler yazımı yazıyorum:)ürün bitirmek çok zor ama bir o kadar da mutlu edici,çünkü aldığım ürünleri atmaktan hiç hoşlanmıyorum,bugünkü yazımda maalesef öyle bir ürün var ama neyse ki çok uygun fiyatlı bir ürün.Keşke daha çabuk ve daha çok ürün bitirebilsem ama hiç yoktan iyidir:)





  Bakalım bu sefer neler bitmiş;

1.Elidor 7/24 Mükemmel Düz Durulanmayan Bakım Kremi:Çok etkisini göremedim, zaten bitiremedim ve tarihi geçti,maalesef çöpe gitti.
2.John Frieda Luxurious Volume Şampuan: Tekrar almayı düşünmüyorum.
3.Down Under Naturals Nude Nemlendirici Şampuan: Bu şampuanı özellikle annem çok  seviyor. Bunu birlikte bitirdik ama yenisini ona aldım. Ben şu an Giovanni kullanıyorum, biraz daha kullanayım yazısını yazıcam.
4.Bioderma Sensibio Light Nemlendirici: Ben diğer nemlendiricilerden çok bir farkını göremedim. Şu an Olay kullanıyorum, o da bitince Garnier saf&temiz nemlendiriciyi almayı düşünüyorum.
5.NPW Serinletici Göz Maskesi:Bir kere kullandığım için pek etkisini göremedim ama ferah bir his yaratıyor. Tekrar alabilirim.
6.Parmex Aseton: Bundan bir sürü bitirdim şu ana kadar, yine alırım.
7.Watson Makyaj Pamukları: Benri kullanıyorum bu aralar ama bu daha yumuşak, yine alabilirim.
8.Avon Ruj Testerları: Denemek için almıştım bu rujları ama pek kullanmıyorum, dört tane bitti.
9.Lush Duş Jölesi: Yazısı için tıktık. Bir daha almayı düşünmüyorum çünkü zor köpürüyor. Yves Rocher ürünlerini denemek istiyorum.
 
   Bitirdiğim ürünler bunlardı. Daha bitirecek çok şey var, artık dolaplara sığmıyorlar ama zaten artık daha dikkatli alışveriş yapıyorum. Anneler Günü'ne kadar bir şey almama sözüm de hala geçerli. Hepsi bitsin yenileri gelsin:)
  Siz son zamanlarda neler bitirdiniz?
  Mutlu Kalınヾ(^∇^)

Devamı...

Cuma'nın Ojesi:Ellerde İlkbahar:)

Merhaba, ilkbahar için özel bir oje postu hazırlamak istiyordum, ne yapıyım diye düşünürken, ilkbaharın temsilcisi olduğu için çiçek deseni yapma kararı aldım ama nasıl yapacağımı tam bilmiyordum ve aklıma aylar önce izlediğim Bubzbeauty'nin videosu geldi. Ben de onu rehber aldım ve hemen denemeye başladım:)
   Bubz beyaz oje üzerine yaptı, ben soft renkler daha hoş olur diye düşündüm ve baz rengi olarak Pastel 53 numarayı sürdüm, yüzük parmağıma da Rival de Loop #34 Mint Melody'i uyguladım. Sonra Sally Hansen Bubblegum Pink ile baş parmağa üç, diğer parmaklara ikişer adet büyük yuvarlaklar oluşturdum ve sıra gülleri yapmaya geldi. Classic 227 koyu pembe ojeyi kullanarak kürdan yardımıyla yuvarlağın etrafını ve içini çizdim.Pastel 74 no koyu yeşil oje ve yine kürdan ile üçgen şekli oluşturarak yaprakları yaptım ve Rimmel Pro Super Wear Topcoat'u uyguladım. Nasıl yapıldığını daha ayrıntılı görmek için yukarıdaki linke tıklayabilirsiniz. Umarım beğenmişsinizdir:)


Devamı...

Cuma'nın Ojesi: Flormar Pretty P16

Merhaba, Flormar Pretty P16, Pretty koleksiyonundan mercan rengi bir oje, tam bahar ve yazı çağrıştırıyor:) Pretty serisinin ojelerini seviyorum, 6ml'lik minik bir şişesi var, yapısı ne opak ne ince, en güzel sonucu iki kat uygulandığında alıyorsunuz. Işığa göre pembe,kırmızı ya da turuncu da görünüyor. Ben tabi yine bir hareket katmak istedim ve Golden Rose Nail Art Sticker'ından çiçekler ekledim. Bunlar çok büyük kolaylık ama kendi yaptığınız desenler gibi uzun süreli kullanamıyorsunuz, bu yüzden  topcoat kullanarak hemen çıkmamasını sağlamalısınız.

Cuma'nın Ojesi: Flormar Pretty P16

Devamı...

Berlei Toparlayıcı Sütyen

Merhabalar :))

Uzun zaman sonra yeniden yazma fırsatı bulabildim. Ancak bugün yazacağım konu makyaj gönderilerimden farklı olarak iç giyim üzerine olacak. Hani derler ya olmayan pişman, olan bin pişman. Büyük göğüs de buna birebir uyuyor. Tabi bu durumda çaremize toparlayıcı sütyen yetişiyor. Henüz bilmeyenler için söyleyim toparlayıcı sütyen büyük göğüsleri küçük gösteyen, minimizer sütyen veya iki beden küçülten sütyen olarak da geçiyor ve giydiğimizde göğüslerimizi küçük gösteriyor.

Ön bilgi kısmını verdikten sonra gelelim sadede :))

Uzun zaman önce öğrendim aslında böyle bir sütyen kullanarak küçük gösterebileceğimi. Nbb ile başladım ilk olarak ve yaklaşık dört yıl kadar kullandım ancak sütyen üzerimdeyken inanılmaz bir baskı hissediyordum gögüslerimde. İnsan buna zaman içerisinde alışıyor tabi ama yine de eve geldiğimde ilk işim sütyeni çıkarmak oluyordu. Tabi nbb'yi tercih etmemin sebebi biraz da fiyatının hesaplı oluşuydu. Yaklaşık 6 ay kadar kullanım ömrü oluyordu benim için nbbnin. Sonrasında bütçemi biraz daha yükselterek yeni inci sütyeni denedim ama o da göğüslerime basınç uyguluyordu ve içinde kendimi rahatsız hissediyordum.

Sonra giriştim yeni bir toparlayıcı sütyen araştırmasına. O forum senin bu sözlük benim aranırken kadınlar kulübü forumunda minimizer sütyen konusuna rastladım. Bizim durumumuzda olanlar çok da güzel anlatmışlar dertlerini ve tavsiyelerini. Dilerseniz buradan onların yorumlarını da okuyabilirsiniz. http://www.kadinlarkulubu.com/forum/index.php?threads/en-iyi-minimizer-kltc-styen-hangisi.183931/page-23#post-40149170

Derken berlei b510 sütyeni duydum oradan. Aslında diğer toparlayıcı sütyenlere göre fiyatı daha yüksek berlei b510 sütyenin ama söylediklerine göre pek kolay kolay yıpranmıyormuş. Sonra hemen fiyat araştırmasına giriştim. Berlei sütyenin fiyatı yaklaşık 75 lira civarında tabi 25 tl'ye satılan nbb'ye kıyasla biraz pahalı ancak verdiğiniz paraya değecek bir ürün bence :))

Uzatmadan daha da sadede geleyim :)

Berlei sütyeni önce n11'den sipariş ettim ancak yaklaşık 5 gün beklememe rağmen ürün kargoya verilmedim. Bedeni olmadığını ve beklemem gerektiğini söylediler. Sonra güç bela paramı iade aldım ve kadınlar kulübünde yazanların tavsiyesi üzerine baki dalyancı iç giyim sitesinden sipariş verdim. Bir de 1 alana ikinci %50 indirimli kampanyası varmış nasıl sevindim anlatamam :) Hemen iki renk, fotoğraflarını da çekmeyi ihmal etmedim.



Çok şık bir dikimi var berlei sütyenin zaten fotoğraflardan da görebilirsiniz. Ama ayırt edici yanı göğüslerimi toparlayış şekli. Enteresan bir balen yapısı var ve göğüslerimin hacmi neredeyse vücumdumda kayboluyor ve ben bunu hissetmiyorum. Ayrıca forumlarda yazdığı gibi dik bir görünüme kavuşturdu göğüslerimi berlei sütyen. :) Ben çok sevdim bu ürünü kızlar, benimle aynı sorundan müzdarip başka kızlar da bilgilensin edinsin istedim. :))





Ürünü incelemek için buraya >> http://www.bakiicgiyim.com/?urun-1618-B510-BERLEI-SUTYEN.html
Bir de siz de berlei b510 sütyen veya toparlayıcı sütyen hakkındaki yorumlarınızı paylaşırsanız çok mutlu olurum. Keyifli günler! :))

Devamı...
 

©2011pembekalem