Kaş Doldurma

 Kaşlarımın kendinden kavisli ve tamamen annemden gelen en güzel ve sevdiğim özelliklerinden biri. Oldum olası ince kaşları çok sevemedim. Mümkün olduğunca kalın tutmaya çalışıyorum kaşlarımı çünkü oldukça seyrekler. Bir senedir kaş doldurmaya alışınca, bırakamaz oldum ve kaşlarım daha dikkat çeker oldu. Peki nasıl yapıyorum ve siz nasıl yapabilirsiniz?

Öncelikle kaşlarınız şekillenmiş ve temizlenmiş olmalı. Bunu kendinizde yapabilirsiniz ya da yaptırabilirsiniz. Kuaförüm uzakta olduğu için bir süredir kendi kaşlarımı kendim alıyorum ve fena da olmuyor. Eğer ki kendiniz şekil veriyorsanız unutmamanız gereken bir şey var : iki kaşınız birbirinden farklıdır. İkisini de aynı yapmaya çalışırsanız, kaşlarınızı kesin bozarsınız, tecrübeyle sabittir.

Kaşları temizledikten/aldıktan sonra kaşlarınızı kesmenizi öneririm. Böylece daha düzgün bir görüntü elde edersiniz hem de kaş jeli/sabitlemek için wax gibi ürünlerde kullanmak zorunda kalmazsınız.

Kendi kendime şekillendirdiğim kaşımı aşağıda bulabilirsiniz.

Kaşlarımı şekillendirirken diplere çok girmemeye çalışıyorum.

Şekillenen kaşlardan sonra doldurma işlemine geçebiliriz. Ben kaşlarımı doldurmak için kaş farı kullanıyorum. Kaş kalemini hiç denemedim ama bir dip not düşeyim: ben kaşlarımı kalınlaştırmıyorum ya da baştan şekil vermiyorum, sadece dolduruyorum.

Uygun kaş farı nasıl olur diyorsanız içinde kızıllık barındırmamalı. Küllüye yakın bir renk olmalı ve şaç renginize yakın olmalı. Aksi takdirde komik bir görüntü oluşur.

Doldurma işlemi için kesik uçlu ve sık kıllı bir fırçaya ihtiyacınız olacak ki ben Real Rechniques’ın fırçasını kullanıyorum. Oldukça da memnunum.

Fırçamız ve kaş farımız var, peki nasıl dolduracağız?


·         Öncelikle, kaşımızın ortasından başlıyoruz ve kısa kısa çizgiler çekip farımızı uyguluyoruz. Birden net çizgiler çekmeyin yoksa doğal bir görüntü elde edemezsiniz.
·         Sonrasında uç kısma geçiyoruz. Yine kısa kısa çizgiler çekiyoruz.
·         En son kaşın başladığı yere geçiyoruz. Bu sefer ise fırçamızı yatay değil aşağıdan yukarıya doğru tampon şeklinde uygulama yapıyoruz.


Kaş Doldurma


Ve sonuç :

 Aslında korkmanızı gerektirecek hiç birşey yok. Eyeliner çekmekten çok daha kolay. Eliniz alıştıktan sonra zaman da almayan bir işlem.

Kullandıklarıma topluca bakacak olursak:
Özetlemek gerekirse,
Kaşlarınız alınmış /şekillenmiş olmalı.
Kaş farı (örnek olarak Flormar, Essence, Oriflame,..) edinmelisiniz.
Kesik uçlu fırça (eyeliner fırçaları ya da dudak fırçaları kullanabilrisiniz) ya ihtiyacınız olacak.

Umarım biraz da olsa faydam olmuştur.



Devamı...

Rimmel Moisture Renew 700 Nude Delight Ruj


Merhaba, son yıllarda 'yok makyaj' çok moda, doğallık çok ön planda, bu benimde çok sevdiğim bir şey, doğal tonlarda rujlar kullanmayı tercih ediyorum,bu rujda ilk satın aldığım nude rujlarımdandı.
Ambalajı için yorum yapmam gerekirse; Rimmel'in simgesi olan kral tacı ve rujun rengi bana hoş geliyor.

Rujun kendisine gelirsek şeftali tonlarında bir nude ama fondöten gibi duranlardan değil, bu yüzden bütün tenlerle uyum sağlayacağını düşünüyorum, pembe alt tonlu nude rujları da severim ama bu rujun tonu çok zarif duruyor, çok rahatlıkla kullanılabilecek bir renk.

Ruj oldukça pigmentli, bir kere uygulamanız yeterli olacaktır,zaten üzerinden çok geçince bir tabaka oluşturuyor ve çizgilerin arasına doluyor,en iyi sonucu almak için bu ruju olabildiğince az kullanmak gerekiyor, ben bazen uygulamadan önce balm kullanıyorum çünkü biraz kurutabiliyor. Saatlerce dayanmasada kalıcılığı iyi.
   Bu arada rujun kendisine has bir kokusu var, eğer kokulu rujlardan hoşlanmıyorsanız rahatsız edebilir ama genel olarak Rimmel nude delight favori rujlarımdan biri.

 
   Siz de en sediğiniz nude rujunuzun marka ve numarasını paylaşır mısınız?

Devamı...

Rimmel Scandal Eyes Mascara

Merhaba, Rimmel'in özellikle rujlarını severek kullanıyorum,scandal eyes maskara ilk çıktığında turuncu ambalajı ve kocaman fırçasıyla hemen dikkatimi çekmişti, Rimmel'in bu maskarayla ilgili iddiaları çok büyük, 12 kat dolgunluk kattığını ve bunu yaparken hiç topaklanma yapmadığını söylüyor. Ayrıca içerisinde diğer maskaralara göre 3 kat keratin ve 3 kat collagen bulunuyor. Bakalım söyledikleri gibi mi...
    Öncelikle ambalajı çok şirin, turuncu ve tombik:) fırçası da oldukça büyük ama bu uygulamayı oldukça zor bir hale getiriyor.Bu rimeli yazın kullanmayı tavsiye etmiyorum çünkü yapısı akışkan ve hemen akıyor, bu yüzden sıcakta gözlerim panda gözlerine dönmüştü:) ama kışın sorun olmuyor.

   Dolgunlaştırmaya gelince, söylediği gibi abartılı bir dolgunluk vermese de fena değil, kirpikleri uzatma konusunda ise başarılı diyebilirim,ancak topaklanmaya çok müsait. Ben kirpiklerime rimel sürmeden hep kıvırırım,bunu uyguladığımda çok azıcık bir kıvrım kalıyor. Eğer waterproof olsaydı kıvrım konusunda daha başarılı olurdu. Bence bu rimelin en büyük dezavantajı fırçası ve sıvı yapısı.

    Sizler için Makeupalley'e baktım, 86 kişinin oylarına göre bu maskara 5 puan üzerinden 2.8 almış ve %39 kişi yine alırım demiş.

   Bu rimelin scandal eyes waterproof,scandal eyes extreme black,scandal eyes show off gibi çeşitleri var ben sadece extreme black'i Türkiye'de gördüm.Rimmel ürünlerini Watsons mağazalarında bulabilirsiniz.

  Rimmel ürünleri hakkında ne düşünüyorsunuz?

Devamı...

Golden Rose 104 No Ruj

Golden Rose 104 No RujMerhaba, Golden Rose 104 numara kahve alt tonlu,nude denilebilecek bir ruj. Doğal tonlarda rujlar kullanmayı seviyorsanız, bu ruj hoşunuza gidebilir, çünkü hem günlük kullanıma çok uygun, hem de bazı nude rujlar gibi sizi soluk göstermeyecektir. Kremsi bir yapıya sahip, dudakları kurutmuyor. Rahatsız edici bir kokusu yok.Kalıcılığı her ruj kadar, ama sürdükten 10 dk sonrada çıkmıyor. Ben az miktarda uygulayıp dağıtarak kullanıyorum,şimdilik rahatsız eden bir özelliğini görmedim.

 Aylar önce 10 tl civarında bir fiyata almıştım,fiyatı değişmemiştir büyük ihtimal. İleriki günlerde başka bir nude ruj daha paylaşıcam.

Devamı...

The Balm Bahama Mama Bronzer

The Balm Bahama Mama Bronzer

 Merhaba, yeni bir bronzer almayı düşündüğümde aklıma ilk The Balm markası gelmişti,çünkü The Balm ürünlerini performans,içerik ve görünüş olarak çok seviyorum.Ama  rengi koyu olduğu için Bahama Mama'yı almak konusunda hep bir tereddütüm olmuştu.Uzun süreli bir kararsızlıktan sonra,%40 indirim olduğu bir dönemde dayanamayıp aldım,bir süredir kullanıyorum,şimdi yorumlayabilirim.

The Balm Bahama Mama Bronzer


  İlk olarak ambalajdan başlayalım;herhalde ambalajı en güzel marka The Balm'dır.Özellikle kullanılan resimler,ismi,içinde ayna olması,mıknatıslı kapağı her şey harika;küçük olduğu için hiç yer de kaplamıyor.Yani ambalaj olarak tam puan.

  Diğer artıları ise şöyle;içerik olarak çoğu makyaj markasına göre daha masum ve paraben içermiyor.Ayrıca The Balm ürünleri hayvanlar üzerinde test edilmiyor.

  Ürünün performansına gelirsek;simsiz,mat bir bronzer,turunculuk içermiyor,oldukça pigmentli.Ben bronzer olarak değilde,kontür amaçlı kullanıyorum,rengi ve simsiz olması nedeniyle kontüre çok daha müsait.

   Uygularken Avon'un açılı allık fırçasını kullanıyorum,kontür için çok uygun bir fırça.Bronzer çok koyu olduğu için,fırçayı bronzera azıcık değdirip,çok ama çok az miktarda uyguluyorum.Beyaz tenli olduğum için biraz fazla uygulayınca hiç hoş olmuyor.Zaten bu ürünle ilgili tek problem bence rengi,iki farklı ton çıkarsalarmış bu ürün tamamen kusursuz olurmuş.
   Kısacası bu ürünün benim için artısı çok,özellikle buğday ve esmer tenliler çok rahatlıkla kullanabilir.Beyaz tenliler de dikkatli ve az miktarda uygularsa gayet hoş bir görünüm elde edebilirler.İndirimle 14 tl'ye almıştım.

Devamı...

BORGHESE Cura-C Peeling Seti

BORGHESE Cura-C Peeling Seti

BORGHESE Cura-C Peeling Seti


Bu üç adımlı bir peeling setini vakti zamanında Çilekten almıştım. C vitaminli olması ilgimi çekmişti açıkçası, bir de fiyatının uygun oluşu. Araştırmadan almama rağmen çok memnun kaldım ki çok sık olan bir şey değildir.Yazın kullanmayı bırakmıştım; çünkü içeriğinde aktif C vitamini gibi aşındırıcılar varsa güneş lekelerine yol açabilir. Bu yüzden kışı bekledim tekrar kullanmak için. Hazır uzun süredir kullanıp memnun kalmışken size de önereyim istedim. Çilekte bu ürün yok ama marka olarak bulunuyor, belki tekrar getirirler.

Ürün kendi çantasıyla geliyor. Bir kullanım kılavuzu da var. Ayrıca bir temizleme pedi ve resimlere eklemeyi unuttuğum bir yüz fırçası da var. Ben karıştırmamak için üzerleni numara yazdım; yani o numaralar orjinalinde yok. İlk olarak krem peelingi kavanozdan uyguluyorsunuz. Gittikçe kendi kendine ısınan bir krem; kokusu pek hoş değil. Yapay portakallı jelibonlar gibi kokuyor.  Sanırım yüz temizleme fırçası bu noktada kullanılıyor ama ben hiç kullanmadım. Göz çevresine getirmeden en fazla 2 dakika ovalayın, diyor. Ilık suyla hemen çıkıyor sonrasında. Cildinizin mat göründüğünü fark edebiliyorsunuz.


İkinci sırada serum var; ben yüzümü kuruladıktan sonra bunu sürüp kurumasını bekliyorum. Su gibi ama yapışkan bir yapısı var. Ürün pompalı olduğundan kavanozdaki gibi hijyen sorunu yok. Masaj yapın diyor ama hiç yapmadım. Biraz bekleyip ılık suyla yıkıyorum ve son ürün olan yüz spreyine geçiyorum. Yalnız bu spreyi yüzüme sıkmaktan hoşlanmadığımdan setin içinden çıkan pede sıkıp yüzüme öyle sürüyorum. Kuruduktan sonra nemlendirici sürerek bakımımı tamamlıyorum. Çok bariz bir kokusu yok ve rahatsız etmiyor. Aslında nemlendirme görevi olması lazım ama benim ekstra kuru cildime yetmiyor.

Nemlendirici olaraksa bu işlemi akşamları uyguladığım için Lancome' nin Resurface-C serumunu kullanıyorum. Dediğim gibi aktif soyucular ve C vitamini güneş ışıyla karşılaşmamalı; hele de benim kadar güneşli bir yerde yaşıyorsanız...Sabah kalktığımda tamamen duru ve pürüzsüz bir ciltle karşılaşıyorum. Moduma göre değişmekle birlikte haftada genellikle 2 defa uyguluyorum. Lancome Serumu ise gece kremi yerine kullanıyorum.Bu arada serum hala çilekte var ama fiyatı artmış tabi. Cildinizde matlaşma varsa kesinlikle tavsiye ederim; bir bakın.

Bitince tekrar almak isteyeceğim bir set; ama sanırım bir daha bulamayacağım. Gerçi bir yılda ancak yarıladığım düşünülürse çok çabuk bitmeyeceği açık. Türkiye'de Borghese bulabileceğim bir yer var mı acaba?

Devamı...

Rimmel Kirpik Büyüten Rimel ve Göz Makyajı Temizleyicisi

Rimmel Kirpik Büyüten Rimel ve Göz Makyajı Temizleyicisi

Rimmel Kirpik Büyüten Rimel ve Göz Makyajı Temizleyicisi

Rimmel Kirpik Büyüten Rimel ve Göz Makyajı Temizleyicisi

Başlık bir an hiç bitmeyecekmiş gibi geldi. Geçen Watson alışverişimin en sevdiğim ganimetiyle karşınızdayım. İkili set olarak satılıyor ve içinden rimel ve göz temizleyicisi çıkıyor. Rimel iddialı doğrusu, düzenli kullanımda % 117 uzama vaddediyor. Kullanıp göreceğim, şuan konuşmak için çok erken. İlk kullanım için beni biraz hayal kırıklığına uğrattı. Kipriklerimi sadece boyadı ve ayırdı. Anında % 80 uzamadan bahsediyordu ama ben öyle bir uzama görmedim. Hatta bir gözüme sürüp diğerine sürmedim. Resmini de çektim;ama bir fark göremeyince yayınlamadım. Tek iyi özelliği topaklanma yapmaması ve hafif formüllü olması. Hacim ve kıvrıklık beklemeyin bence.Fırçası eski tipte, silikon fırçalardan daha iyi bence. Kalın telli kirpikleriniz varsa bu tip fırçalar daha başarılı oluyor.


      Gelelim göz temizleyicisine, evet, onu gerçekten sevdim. Yapısı su gibi, sadece rimelle denedim, Kolay temizliyor. Koluma bir parça MAC jel eyeliner sürdüm, pamuğa biraz döküp sildim. Hemen temizlendi, tabi ki kol ile göz aynı yapıda değil. Bazen kolumuzda harikalar çıkaran bir ürün gözümüzde hiç işe yaramıyor. En güzel özelliğiyse hiç göz yakmaması ve sildikten sonra yağlı bir his bırakmaması oldu. 125 ml lik mini boyuyla çabuk bitecek gibi görünüyor, bittikten sonra ayrıca bir değerlendirme yazısı yazarım.


       Sonuç olarak rimel fazla sıradan olsa da makyaj temizleyici için alınabilir. Kutusuna yeniden baktım da asıl satılan ürün rimelmiş. Bu durumda ben hediyesini asıl ürüne tercih etmiş oluyorum galiba.

Rimmel Kirpik Büyüten Rimel ve Göz Makyajı Temizleyicisi

Devamı...

Eyeliner Çekme Aparatı

Eyeliner Çekme Aparatı

Eyeliner Çekme Aparatı
Eyeliner Çekme Aparatı



Bu Japonlardan korkulur; en sonunda o gözlerini büyütmeyi başaracaklar sanırım. Eyeliner çekmek için aparat yapmışlar. Fiyatı gayet makul ama işe yarar mı bilemeyeceğim.

Japonları kendi haline bırakıp biz normal yollarla nasıl eyeliner çekeriz onu konuşalım. Piyasada çok çeşitli tarzda eyeliner var; fırça veya keçeli kalem şeklinde, jel veya krem formunda veya kalem olarak bulabiliyoruz. El alışkanlığı olsa gerek ben sadece jel eyeliner kullanabiliyorum. Şu zamana en az 3 kavanoz bitirmişimdir. Günlük göz makyajım eyeliner, kapatıcı ve rimelden oluşuyor. Tamam, biraz sıkıcıyım kabul ediyorum. Yine de klasik bir güzellik olduğu kesin.



Eyeliner Çekme Aparatı


Kullandığım 2 çeşit fırça var, biri -ki ilk eyeliner fırçam olur kendisi- eğik uçlu Benefit fırçamdır. Şekli çok enteresan olsa da en kontrollü tutuşu sağlayan fırçam budur. Yedeği bile var, öyle severim kendisini. Diğeri ise MAC 209 nolu fırçadır. İnce ucu daha az dramatik çizgiler için ideal. Bir de kesik uçlu MAC 266 fırçam var ama onu kullanmakta pek başarılı değilim. Kalın olduğunu düşünüyorum.




                                        
Yöntemim herkesin bildiği şekilde önce gözümün dıştan ortasına kadar bir çizgi çekiyorum, sonra da göz pınarından ortaya doğru çekerek çizgiyi kalınlaştırıyorum. En sonda göz kenarına minik bir üçgen yapıp içini dolduruyorum. Aynısını diğer tarafa da yapınca işlem tamam diyorum ve mutlu bir şekilde rimelimi sürüyorum. Ama çoğunlukla aynı kalınlıkta olmuyorlar ve ince tarafı kalınlaştırmakla uğraşıyorum. Tanıdık geldi, değil mi?

Dior, bizim bu hallarimize çok üzülmüş olmalı ki bir eyeliner seti çıkarmış. Gidip denemedim ama göze yapıştırılan hazır farların mantığında. Gözünüze ayarlayıp yapıştırıyorsunuz. Parti makyajına oldukça uygun taşlı modeller var. Bana pek cazip gelmedi doğrusu ama neden olmasın?
Sizleri güzel eyeliner uygulamalarıyla başbaşa bırakıyorum. İyi seyirler

Devamı...

SALLY HANSEN 18 Saat Etkili El kremi

SALLY HANSEN 18 Saat Etkili El kremi

SALLY HANSEN 18 Saat Etkili El kremi


En son söyleyeceğimi en başta söyleyeyim; çünkü bu kampanyayı kaçırmanızı istemiyorum. Morhipo alışveriş sitesinde Sally Hansen kampanyası var ve 18 saat etkili el kremi 26,50 TL den 18.90 TL ye düşmüş. Önce şuraya bir tıklayın;  sonra pişman olmayın.

Sanırım bu kremi ne kadar sevdiğimi anladınız; soğuktan kuruyan ve çatlayan ellerimi düzeltebilen tek krem bu. Henüz şu meşhur Body Shop kenevirli el kremini denemedim; açıkçası çok pis koktuğunu okudum bloglarda. O yüzden bulaşmıyorum. Gerçi bu kremde oldukça ağır kokuyor. Bana hep portakallı şurupları hatırlatıyor. Ama hemen emildiği ve yağlı bir his bırakmadığı için affediyorum onu. Kısaca alın, kullanın ve pamuk prenses olarak mutlu mutlu yaşayın.

İçeriği üzüm çekirdeği yağı, shea yağı ve A,E,C vitaminlerinden oluşuyor. Doğal bir ürün değil; içeriğin ilk maddelerinden biri gliserin yani petrol türevi bir kayganlaştırıcı. Ama acıyan ve kaşınan ellerim için bu eksiyi görmezden geliyorum.  Yine de sizleri haberdar etmek istedim.

Görevini tamamlamış bir blogger olarak huzurlarınızdan ayrılıyorum. Kendinize ve ellerinize iyi bakın

Devamı...

THEBALM Mary-Lou Manizer Aydınlatıcı Pudra

THEBALM Mary-Lou Manizer Aydınlatıcı Pudra

Makyajımın vazgeçilmez öğesi Mary-Lou ile siz şimdiye kadar nasıl tanıştırmadım hayret! Bu güzel sarışından geçen yıl Just Makeup'un bir yazısı sayesinde haberim oldu. Hemen Strawberry'e ışınlanıp makyaj çantama ekleyiverdim. Kendisi benim ilk aydınlatıcı ürünümdür; sonraları NARS'tan MAC'e pek çok aydınlatıcı likit veya toz ürün denediysem de onun yerini tutan olmadı. Artık yerinden emin bir şekilde günlük makyaj ürünlerimin olduğu sepette duruyor. Onu yerinden edecek bir aydınlatıcıyla ben tanışıncaya kadar..




Kabının güzelliğine söyleyecek sözüm zaten yok. THEBALM'ın Benefit gibi ambalaj tasarımlarına bayılıyorum. Ancak Benefit'ten farklı olarak (göz altı pudrasını ayrı tutarak) ürünleri işe de yarıyor. Tek başına güzellik işe yaramıyor bu çağda, sesimi duy Benefit :)
Pudra kabında aynı Stila'nın Kitten farına benziyor. Yapısı, parıltısı aynı; hatta bence ondan daha güzel bir pırıltısı var.  Bazen gözüme sürsem mi diye bile düşünüyorum. Ambalajında far olarak da kullanabileceği söyleniyor, deneyen var mı aranızda?

Ben nasıl uyguluyorum, hemen anlatayım. Tüm makyajım bittikten sonra elmacık kemiklerim üstüne, kaşlarımın üstüne, burun kemiğime ve üst dudağıma az bir miktar gezdiriyorum. Sonuç ışıl ışıl bir yüz. Yalnız eli hafif tutmak da fayda var; çünkü pudra gerçekten çok yumuşak ve pigmentli. Aşağıda gördüğünüz makyajımda flaş yemesin diye bolca sürülmüş bir hali var; görüyorsunuz tam sahne makyajı :) Tabiki gündüz böyle çıkamazsınız dışarıya. Elmacık kemiği ve burun kemerini aydınlatmak yüzü daha kemikli hale getiriyor, kaş altı ve üstünü aydınlatmak ise kaşları daha kalkık gösteriyor, dudak hilesini ise bir bloggerden öğrenmiştim ama adını hatırlayamıyorum; o da dudağı daha şişik göstermek için bir yöntem. Başka kullanım şekli bilmiyorum doğrusu ama bana bunlar gayet yeterli geliyor. Bu arada göz ve ten makyajımın mat olması da bu kadar çok alanda aydınlatıcı kullanmama rağmen disko topu olmamamı sağlıyor. Allığım ve göz makyajım pırıltılı ise zaten aydınlatıcıya gerek duymuyorum.

İlk bu ürünü kullandığım gün, öğrencilerim devamlı "Hocam, bugün bir şey mi var? Çok mutlu görünüyorsunuz." deyip durmuşlardı, üstelik bunların bir kısmı kuaförlük öğrencisiydi. O yüzden merak etmeyin, dozunda sürerseniz Bülent ERSOY gibi gezmiyorsunuz ortada. Tarafımdan test edildi, onaylandı.

Devamı...

THEBALM Sexy Mama Matlaştırıcı Pudra

THEBALM Sexy Mama Matlaştırıcı Pudra





Bir gün önce aydınlatıcılardan bahseden ben değilmişim gibi şimdi de matlaştırıcı pudradan bahsediyorum. Bu bir çelişki mi? Hayır, kesinlikle değil. Çünkü o yazımda da dediğim gibi aydınlatıcı için mat bir ten makyajı gerekiyor. Likit fondötenler veya renkli nemlendiriciler bir süre sonra parlama yapmaya başlıyorlar. Özelliklede alın üstünde ve çenede. Yani aydınlarıcı sürmediğimiz yerlerde... Sonuç: Yürüyen ışıltı :) Karşınızdaki kişi sizinle konuşurken güneş gözlüğü taksın istemiyorsanız; almanız gereken tek ürün iyi bir pudra.


Ben bir süredir MAC'in Studio Fix kullandığımdan ayrıca pudra kullanmıyorum. Ama Studio Tech kullandığım dönemde Schott Barnes'in transparan sabitleyici pudrasını kullanıyordum.İyiydi, hoştu da presslenmemiş olması sabahları canımı sıkıyordu. Her seferinde siyah takımımın üzerine doğru uçuşan beyaz bir toz kütlesi görmek istemediğim için Strawberry' den Just Makeup'un tanıtacağını söyleyip vazgeçtiği Sexy Mama'yı alıverdim. Açıkçası bu kadar ufak tefek bir şey beklemiyordum ama çantaya atma açısından kullanışlı geldi. Henüz kullanmadım, o nedenle kalıcılığı hakkında konuşmak için erken. Kullandığım zaman ekleme yaparım bu yazıya. Ama açıkçası matlaştırıcı bir pudrada küçük simler görmek enteresan geldi. Gerçi tüm yüze uygulandığında simlerden eser kalmıyor, sadece kabında görünüyor.Kokusuz ve ince yapılı oluşu da hoşuma gitti.
Ayrıca mini mini oluşu, mıknatıslı kapağı ve aynası taşıma açısından iyi düşünülmüş detaylar. Gerçi bir yerde, aramada filan çantamdan bunu bir erkek çıkarırsa nasıl açıklarım, bilemiyorum. Zira kapağında gerçekten adına yakışır bir poz var :)

Merak ettiyseniz; şuradan bir tıkla inceleyebilir ve satın alabilirsiniz. Benim biterse (tey tey...)  almayı düşüneceğim bir pudra oldu. Belki SB kadar transparan bir ürün değil; ama en azından siyah takımımı griye boyama ihtimali daha az. Bu durumda da benim de sabah sabah cinnet geçirme ihtimalim daha azalıyor, az şey mi bu?

Devamı...

Mila Kunis'in Oscar Makyajı

Mila Kunis'in Oscar Makyajı



Oscar töreninde -moda bloglarında okuduğum kadarıyla- kıyafet konusunda sönük geçmiş. Makyajlarını çok inceleme şansım olmadı ama "Black Swan" ın siyah kuğusu Mila Kunis' in makyajını çok beğendim.
Dozunda ten makyajı, siyah kalem ve takma kirpikle belirginleştirilmiş gözler ve gül rengi dudaklar... Aydınlık ve sade bir makyaj... Favori makyajım olur kendileri. Ayrıca fotoğraf verme açısından da iyi sonuç verir; ki bence burada vermiş.



Umarım birileri (sevgili ünlülerimiz) bu töreni izlemiştir de artık pırıltılı kaş altlarına ve dolgunlaştırılmış dudaklara elveda deriz. Sizce de sıkmadılar mı artık?

Bakalım hangi ürünleri kullanmış? Lancôme ürünleriyle yapılmış bir makyajmış bu. İnsanın bu kadar ürünle yapıldığına inanası gelmiyor değil mi?

Face
-Lancôme Teint Miracle Lit-from-Within Foundation
-Lancôme Blush Subtil in Sheer Amourose
Eyes
-Lancôme Color Design Eye Shadow in Impress
-Lancôme Color Design 5 Pan Palette in Coral Crush
-Lancome Le Crayon Khôl EyeLiner in Black
-Lancôme Hypnose Waterproof Custom Volume Mascara in Black
Lips
-Lancôme Color Design Lipcolor in Pale Lip
-Lancôme Color Fever Gloss in Blazing Pink
-Lancôme La Laque Fever Lipshine in Lucent Nud

Devamı...

Flomar Pretty Compact Blush-on M115

Flomar Pretty Compact Blush-on M115



Bloglarda esen yerli markalara dönüş trendine kayıtsız kalamadım. Hazır makyaj bavulum çok uzaklardayken, kardeşimin malzemelerine dadandım. Öğrenci maaşına talip olduğu  için onun tercihi daha çok Flormar,Pastel ve Avon oluyor. Uzun süredir arada sırada kullanabileceği fiyatı uygun, likit bir fondöten arıyordu. Benim de yönlendirmemle tercihi Flormar Mat Touch oldu. Standı incelerken bu allığı görür görmez bayıldım. İkiili ve kocaman oluşu, 7 liralık fiyatı ve pigmentli oluşu çok hoşuma gitti.Dolayısıyla fondötene yol arkadaşı olarak onu seçtik. Bana da açıkçası değişiklik oldu; çünkü devamlı internetten alışveriş yapmaya alışmıştım. Elleyerek ürün seçmek açıkçası  garip geldi.



   Flomar'ın bu allıkları gerçekten çok büyük, tam 14 gr. Bloglarda asıl beğenilen terracota allıklardı gerçi ama ben ışıltı açısından bunları daha çok beğendim. Teracotalar bana biraz fazla simli geldi.
   Allığın bir tarafı pembeye dönük şeftali, diğer tarafıysa simli bir bej rengi. Şeftali taraf MAC Style' ı ;diğer  tarafsa NARS Luster' i hatırlatıyor. İki tarafı karıştırılarakta kullanılabiliyor.


 
Kardeşimin burnu çok hassastır; o bile rahatsız olmadıysa koku konusunda gönül rahatlığıyla tavsiye edebilirim . Hafif bir pudra kokusu var sadece.




Kısacası uygun fiyatlı, pigmentli allık arayanların sevebileceği bir ürün olmuş. Kardeşcağızım da, alanlar da güle güle kullansın.

Devamı...

Flormar Mat Touch Fondöten

Flormar Mat Touch Fondöten





Önceki yazımdaki allığın yol arkadaşı olan bu fondöten aslında kardeşimin uzun zamandır aradığı bir üründü. Hem likit, hem sivilceleri kapatacak, hem mat hem de uygun fiyatlı bir fondöten arıyordu. Doğal olarak da bulamıyordu. Kapatıcılık açısından en iyi olanlar pata krem veya stick şeklinde olanlar; onlarda olan sivilcelere sivillce eklemek konusunda çok iyiler. Likit fondötenlerin çoğu mat değil; ayrıca çok akışkanlar. Fiyat konusu  ise malum öğrenci maaşı, ancak yerli markalara yetiyor ama tezgah altı üretim olan bir şeyi kullanamazdı. Flormar'ın fondöteni tüm bu kriterlere uyuyordu.




   Kardeşimin tonu M301 soft beige. En açık 2. tonu bu, yanılmıyorsam 6 tonu var. 16 liralık fiyatı da bize çok uygun geldi.
   Vitamin E içeriyormuş. Kutusunda koyu gözükmesine karşın tene yayılınca ciltle bütünleşti. Pudraya gerek kalmadan mat bir görüntü sağladı.
   Kardeşimin yüzünda sadece deneme amaçlı bir kez kullandık. O yüzden dayanıklılığını bilemiyorum. Ancak çizgilenme yapmadığını söyleyebilirim.
   Yüksek kapatıcılıkta bir fondöten arıyorsanız tercihinizi Flormar'dan yana kullanabilirsiniz. Aklınızda bulunsun.



Kullananlar Flormar Mat Touch Fondöten renkleri, en açık rengi ve fiyatı hakkında yorumları ile diğer okuyuculara da yardımcı olabilirler. :) Yorumlarınızı bekliyorum.

Devamı...

BENEFİT She Laq Makyaj Sabitleyici

BENEFİT She Laq Makyaj Sabitleyici



Şu tatlı, Şirinlerin iksir şişerlerine benzeyen ufaklığın vaatlerine bakar mısınız? Göz, duhak ve kaş makyajınızı  sabitlemeyi ve siz onu sıcak suyla çıkarana kadar saatlerce orada kalmayı hedefliyor. Bende Benefit'in bütün espirili ve zeki tasarımlarına yaptığım gibi buna da karşı koyamayıp vakti zamanında sepete atıveriyorum. Uzun zamandır beraberiz ama ancak 2-3 kere kullanmışımdır. Nedeni açık, kirpik ve kaşlarınızı semsert hale getiriyor; dudakları ise kurutuyor.



Aslında ürünün çıkış noktası çok hoş. Üzerinde falcı bir kadının size ölümcül bakışlar attığı kutusunun içinden minik bir şişe ve mavi bir tül kese içinde  dört minik fırça çıkıyor. Sırasıyla kaş, ruj, eyeliner ve far için olan bu fırçaları sihirli (!) sıvıya batırıp makyajınızın üzerinden geçiyorsunuz. Sadece bir süre ıslaklık hissediyorsunuz o kadar, sonra kuruyor. Ama kirpikleriniz ve kaşlarınız kuruyunca her mimiğinizde çıtırdamaya başlıyor. Sanki adi plastikten yapılma takma kaş ve kirpikleriniz var. Özelikle kirpikler çok rahatsız edici oluyor.


Sıcak suyla çıkıyor mu, emin değilim. Ama herhangi bir makyaj çıkarıcısıyla rahatça çıkıyor. Rujum ve farım üzerinde bir etkisini görmedim. Sanırım en rahat kullanımı kaşlar üzerinde yapılıyor. Temiz bir rimel veya kaş fırçasıyla kaşları sabitlemek için kullanılabilir. Gerekli mi? Bence değil; bu işi evdeki vazelin daha iyi yapıyor. Boşuna para harcamayın; Benefit'in çok daha güzel ürünleri var. Gidin, onları alın.



Kendime not: Makro çekimler herşeyi büyütüyor. Fırça üzerindeki tüyleri temizle. O gördüğünüz saç değil; fırçaların bulunduğu kesenin ipliklerinden biridir.

Devamı...

BENEFİT Justine Case

Malum tatil yaklaşıyor, beni de bavul hazırlama telaşı sarıyor. Makyaj çantam da bavulun önemli bir parçası ama abartma eğilimim bazen beni bile şaşırtıyor. Örneğin nişanımda ailenin makyajlarını ben yapacağım diye öyle bir çantayla gittim ki, sanırsınız Chanel defilesinin makyajından ben sorumluydum. Şimdi anladınız sanırım, bloğun isminin neden değiştiğini :) Bu sefer hazır bütün bloglarda güzel Benefit'leri görmüşken bu ilkyardım kutucuklarından yardım alayım dedim.



Tabiki ilk tercihim, çantaya atmalık bir kutucuk olan Justine Case oldu. Ne olur, ne olmaz denen ne lazımsa içinde var. Geçen yıl, yurtta nöbetçi kalırken can kurtarıcım olmuştu. Yanına bir rimel, bir kalem hadi çıkıyoruz. Servise doğru koşmaya hazırdım. Son dakikacılığımla ünlüyümdür.



Kutucuk kalıp olarak diğer setlerle hemen hemen aynı. Bir bölmede üç adet minicik tüp ve yan tarafta fondöten bulunuyor. Ufak şişelerde California Kissin', Eyecon ve Benetint sıralanmış. Aralarında bir tek eyecon'la kimyamız uyuşmadı. Mor halkalarımı ortadan kaldıracağını söylüyordu ama beceremedi. Daha çok sorunsuz gözaltlarını aydınlatmaya yarıyor. California Kissin' ilk gördüğümde mavi rengiyle beni şaşırtsa da güzel bir parlatıcı. Biraz yapışkan bir yapısı var.Naneli sakız gibi kokuyor. Dişleri daha beyaz gösteriyormuş, ben bu konuda bir yorum almadım çevremden. Belki de benim dişlerim zaten beyazdır. Mavi renk, sarıyı nötr hale getirir ama dudakta mavi yansımalar bırakmıyor. O yüzden bu iddasını gerçekçi bulmadım. Benetint ise bildiğiniz gibi yenilikçi bir ürün. Tipine baksanız oje ama aslında bir dudak ve yanak renklendiricisi. Hiç yanağımda kullanmadım, toz allıklarımı seviyorum. Dudakta ise altına balm uygulamazsanız feci çizgilere doluyor. Terbiyesiz şey, bir de kuruyup parça parça bir görüntü yaratıyor. Ama renginin güzelliği için onu affediyorum her seferinde. Belki bu sefer yanağıma da uygulayabilirim ama altına iyi bir nemlendirici gerekiyor.
Gelelim Some Kind A Gorgeous'a, yağlı bir fondöten olduğu kesin. Rengi de koyu olunca fazla bulaşmadım kendisine. Gerçi Benefit bunun light versiyonunu çıkardı ama ben gene de daha hafif, su bazlı bir fondöten tercih ederim. Ben daha çok kapatıcı olarak kullandım. Pudrayla sabitlerseniz günü kurtarıyor. Zaten bu kitin amacı da bu değil mi, günü kurtarmak :) Dediğini yapıyor, gerisi boş. Aşağıdaki resimde kolumda sırasıyla California Kissin', Eyecon, Benetint ve Some Kind A Gorgeous var. Benetint' in renginin güzeliğine bakar mısınız?

Sonuç olarak içindeki hiçbir ürünün tam boyunu almadım. Ama acil durumlarda çantama atmak için uygun olduğunu düşünüyorum. Küçücük boyuyla da beni üzmeyen bir set oldu. Zor günler için aklınızda bulunsun, derim.


Devamı...

BENEFİT Realness Of Concealness

BENEFİT Realness Of Concealness

İlk yardım kutucuklarımdan ikincisi aslında bir yama seti.  Hani bazen uyanırsınız, kendinizi soluk ve şiş hissedersiniz. İşte bu set o günler için yapılmış. Sistem Justine Case ile aynı. Aynalı bir kutunun içinde üç küçük şişe var; yan tarafta ise baz ve kapatıcı bulunuyor.





Göz altı şişlikleri için olan Ooh La Lift, dudak şiriren Lip Plump ve meşhur aydınlatıcı Highbeam mini mini şişelerde dizilmişler. Yan tarafta ise göz makyajı bazı Lemon Aid ve kapatıcı Boi-ing var. Ooh La Lift pembe renkli bir sıvı, gözlerim şişmeye meyilli değildir ama çok da etkili bir ürün olduğunu düşünmüyorum. Lip Plump ise şişede koyu kahverengi dursa da dudağa yayınca fena görünmeyen bir primer. Üstüne ruj sürmedim; ama tek başına da ruj görevi görüyor. Nude rujları seviyorsanız rahatsız etmeyecektir. Kokusuz olması beni sevindirdi. Ama herhangi bir balmdan fazlası değil. Gelelim Highbeam'a, içlerinden birini seç derseniz kesinlikle onu seçerim. Kaş altını, elmacık kemiklerini veya dudak üstünü aydınlatmak için tek dokunuşun yettiği incimsi pembe bir aydınlatıcı. Eğer likit fondöten kullanıyorsanız veya hiç ten makyajı yapmayan şanslılardansanız bu ürün sizi de kendine çekecektir. Ama mineralciler veya pudra kullananlar için iyi seçim değil. Altındaki bazın kesinlikle likit olması gerekiyor. Bir de bu aydınlatıcının kuzeni Moonbeam var ki: o da sonraki yazımda kendini gösterecek. Ama Highbeam bir adım önde kuzenine göre. Daha sağlıklı bir aydınlık veriyor.



Lemon Aid'i fazla kullanmadım; zaten far sürecek kadar zamanım varsa elim bu kutucuklara gitmez. Onlar benim zor gün arkadaşlarım. O yüden performansı konusunda bilgim yok. Sadece yağlı ciltlere göre olmadığını söyleyebilirim. Bir de renginin cidden limon sarısı olduğunu...Size nasıl görünüyor, bilemem ama ben beğenmedim. Boi-ing kapatıcı bloglarda oldukça beğenilen bir kapatıcı. Ben yapısını kuru buluyorum. Altına mutlaka göz kremi kullanılmalı. Kapatıcılığı orta derecede; fazla yayılmamış morluklarınız varsa kapatacaktır.  Kutusunda çok koyu görünmesine karşın yayınca ten rengiyle örtüşüyor. Benden geçer not alır ama evdeki kapatıcı yığını tükenmeden tam boyunu alacağımı zannetmiyorum.Kolumda sırasıyla Boi-ing, Lemon Aid, Highbeam, Lipplump ve Ooh La Lift yer alıyor.



Sonuç olarak, Realness Of Concealness sevimli noktaları ve özellikle de içinde yer alan Highbeam aydınlatıcısıyla benim sevdiğim bir kutucuk. En sevdiğim değil belki ama işe yaradığı kesin. Tabiki hazır Sephora indirimi varken bir Confessions of a Concealaholic kapatıcı seti alsaydım onu daha çok severdim. Kısmet değilmiş, ne yapalım? Alanlar güle güle kullansın. Ben de kendi miniğimle yetineyim.

Devamı...

BENEFİT Valley Of The Stars

BENEFİT Valley Of The Stars

İşte ilk ve en sevdiğim Benefit setim. Onu en sona sakladım. Aldığım günden beri en çok onu kullanıyorum bu üçlü içinde. Pembe ve süslü oluşuyla, içindeki farların uyumuyla, aydınlatıcılarıyla ve glossun renginin güzelliğiyle beni benden alıyor.





Sistem diğer iki setle aynı gene. Bu sefer şişeler de aydınlatıcı kuzenler Highbeam ve Moonbeam var. Moonbeam, Highbeam'a göre daha sarımsı bir aydınlatıcı. Sitesinde daha çok esmerlere göre olduğu yazıyor ama ben bu açıdan pek fark göremedim. Her Glossiness ise tam bir şeker pembesi. Aranızda Tipitip sakızını hatırlayan var mı? Aynı onun gibi kokuyor. Çok hoş bir parıltı veriyor dudaklara. Kesinlikle tam boyu alınmaya değer bir gloss. Yan tarafta ise biri şampanya rengi; diğeri ise parıltılı bir beyaz olan iki far bulunuyor. Farlar MAC far skalasının Veluxe Pearly serisine benziyor. Yumuşak ve parıltılı farlar bunlar.


Pek çok yerde bulabileceğiniz bu seti gönül rahatlığıyla tavsiye edebilirim. Yıldızların ışıltısını yüzünüzde taşımak istiyorsanız, bu ufaklık size yardımcı olacaktır. Kuyruklu eyeliner ve takma kirpiklerinizi unutmayın lütfen :)

Devamı...

Dream Alice All in One Maske Seti

Dream Alice All in One Maske Seti



Bu şipşirin şeyi az önce COSME-DE COM da gördüm ve bayıldım. Fikir basit aslında, içinde 17 tek kullanımlık maske var. Size düşense o günkü ruh halinize göre maskenizi seçmek ve uygulamak. Görüntü rengarenk, sizce de çok hoş değil mi? Mavisi de var ama "Pembe pembe gönlüm sende" dedim. Ben bunu seçtim. Henüz almadım ama açıkçası aklım kalmadı değil. Bir evdekileri bitireyim, belli mi olur :)

İçindeki maskelerin sadece isimleri var sitede. Ne için olduklarını bilemeyeceğim. Ama Japonların maske sevgisi hepimizin malumu. Açıkçası uzakdoğudan gelen cilt bakım ürünleri bende güven uyandırıyor. Örneğin BB kremler veya cleasing oiller... Nedense hepsi Kore'den. İçerik listesi internette yok, sanırım paketin üstünde vardır. Maskelerse şunlar:


1pc x Bulgarian White Rose Mask (Beyaz Bulgar gülü)

1pc x Bird's Nest Mask  ( maskenin adı kuş yuvası ama bilemeyeceğim içinde ne var)

1pc x Southern France Apricot Mask (Kayısı maskesi)

1pc x Aloe Mask (Aloe veralı maske)

1pc x Cooling Mask (soğutucu maske)

1pc x Black Pearl Mask (siyah inci maskesi)

1pc x Pearl Powder Mask (inci tozu maskesi)

1pc x Japanese Cherry Blossom Mask (Japon kiraz çiçeği maskesi)

1pc x Red Wine Mask (kırmızı şarap maskesi)

1pc x Apple Polyphenol Mask (Bununla ilgili tek anladığım antioksidan olduğu)

1pc x Strawberry Yogurt Mask (çilekli yoğurt maskesi)

1pc x Q10 Rejuvenating Mask (sanırım çeviriye gerek yok. Yaşlanma karşıtı bir maske)

1pc x Mixed Berry Mask (Karışık orman meyveli maske)

1pc x Sake Yeast Mask (sake yani Japon içkili maske)

1pc x Natto Mask (Bir çeşit fasulye ama nasıl bir yararı var, onu bulamadım)


2pcs x Arbutin Whitening Mask(Beyazlatıcı maske olmasa olmazdı zaten)


Gördüğünüz gibi her telden maske var. Benim ilgimi en çok kuş yuvası ve kırmızı şaraplı olan çekti. Çünkü hiç duymamıştım. Siz hangilerini merak ettiniz?

Devamı...

OPI Bogota Blackberry

OPI kalitesinde efsane bir oje, MUA puanı 4.7 diyeyim, yorumları siz okuyun :P İçindeki shimmer beni mutlu etse satmazdım asla! Ama ben bordo renk ojeyi mat olunca seviyorum.

OPI Bogota Blackberry


OPI Bogota Blackberry fiyatı: 25 Tl

Devamı...

MAC Crush Metal Pigment Stacked



MAC Crush Metal Pigment Stacked gerçekten garip bir ürün. Seveni de var nefret edeni de...Ben önceleri pek bulaşmazdım, hatta yeni koleksiyonlar çıktığında pigmentleri önemsemezdim bile. Ne olduysa 2009 holiday paketlerinden birinin içinden çıkan Shimmer Time pigmentiyle başladı. Giderek her rengini istemeye başladım, refillerle küçük bir birikim yaptım. Strawberry'de bu güzelliği gördüğümde hemen satın aldım ve merakla beklemeye başladım.




Aslında daha mor ağırlıklı bekliyordum ama pembe, yavruağzı, açık ve koyu tonlarında mor dört küçük kutucuk geldi. Gerçi konu pigment olunca ne kadar az, o kadar iyi bence. Kim 7,5 gr lık bir kavanozu bitirebilmiş ki :) Bence imkansız. Gerçi haklarını yemeyeyim, bunlar da 6 gr, yani pek küçük sayılmazlar.Kutuları ikili olarak birbirine vidalı. İlk elime aldığımda nasıl açılacak bu diye biraz sinir yaptım ama kullanışlı, merak etmeyin. Dökülme, saçılma yapmıyor. Çevirerek kolayca açılıyor.Ben genellikle her pigmentte yaptığım gibi kapak kısmında biriken kısmı kullanmayı tercih ettim. Kavonoza daldırsam çok fazla ürün fırçaya gelecek gibi geliyor.Siz nasıl kullanıyorsunuz pigmentlerinizi?



Ben genellikle pigmentlerimi fix+ ile fırçamı ışlatıp göz altıma uyguluyorum. Bir kere sanırım tüm göz kapağıma uyguladım, birikme sorunu yaşadım. Siz bana bakmayın, benim çekik gözlerimin suçu. Eminim ki hafif pörtlek :) gözlü olanlarda güzel duracaktır.
Bunları o kadar beğendim ki, stacked 2! yi de edinmek istiyorum. Gerçekten pigmentler alışkanlık yapıyor, benim gibi far bile sürmeyen bir insan bile müptelası olmuşsa MUA lara hak vermek lazım.
Face chartları ne kadar sevdiğimi biliyorsunuz. Son zamanlarda en beğendiğim kartlar bu pigmentlerin çıktığı Spring Colour koleksiyonu olmuştu. Bu pigmentlerle yapılabilecek birkaç makyaj örneğini sizinle paylaşmak istiyorum. Benzer renkte farlarınızla da aynı görüntüyü yakalayabilirsiniz. Yok illa ben de bu pigmentlerden isterim diyorsanız size Strawberry lazım.

Devamı...

Liquit Neutrogena

Sizi yeni yüz temizleyicimle tanıştırayım, gerçi bende kendisiyle bir haftadır tanışıyorum. Heybetinden anlaşılacağı üzere uzun bir süre birlikteyiz. Neutrogena markasını bilirsiniz sanırım, bende hep güvenilir bir mark izlenimi bırakmıştır. Son alışverişimde asıl amacım Garnier jel temizleyicimi yenilemekti; ama -ben her aradığımda olduğu gibi-yine kalmamıştı. İlgili bayan bu arkadaşı önerdi. Açıkçası boyutu yüzünden ilgimi çekti, neredeyse Garnier'in fiyatındaydı ve iki katıydı. Tam olarak 236 ml, aldım gitti bende.

Yalnız kokusu ve kurutması yüzünden elim gitmiyor. Koku sizin için ne kadar önemlidir, bilmiyorum. Ama ben oldukça takıntılıyım. Aranızda yeşil sabunu bilen var mı? Aynı onun gibi kokuyor. İnanın, yüzümü yıkarken nefesimi tutuyorum. Bir de oldukça kurutuyor. Benim cildim karmadır, T bölgem yağlı olmasına rağmen yanaklarım kurudur. Kullandıktan sonra hemen nemlendiriciyi arıyor elim.
Yiğidi öldür, hakını ver demişler. Cildi bayağı iyi temizliyor. Resmen her seferinde parlıyorum. Tabi bunda benim her gün tertemiz, misler (!) gibi okulumdan gelişimle de ilgisi olabilir. Kömürcü çırağından pamuk şekere dönüşebilmem için güçlü bir temizleyici lazım bana. Sizin daha hijyenik çalışma şartlarınız varsa orasını bilemem.

Kıvamı akıcı değil, fazla köpürmüyor. Sanırım ben köpüren temizleyici seviyorum. Bir de misler gibi kokanını. Biliyorum, zararlı maddeler içeriyorlar; ne yapayım, elimde değil. Ancak misler gibi kokunca temizlenmiş hisediyorum. Var mı benim gibi hisseden?


Devamı...

Aimasi 120 lik far paleti

Yukarıda gördüğünüz şeker şey, en son Gitti gidiyor alışverişim oluyor. Kendisini görür görmez vuruldum, bir süre öncede kavuştuk. Diğer arkadaşlarıyla beraber çektiğim bir aile fotoğrafını yayınlamış ve kendisinden biraz bahsetmiştim.

Bilindik bir marka değil; ama ben ten ürünleri dışında bu konuya çok da önem vermem zaten. Ayrıca açıkçası alış sebebim kendime değil; yüz kartlarına makyaj yapabilmekti. Gel gelelim, renklerin güzelliğine karşı koyabileceğimi sanmıyorum. Tabi, siz bana bakmayın, her bünye farklıdır. Alerji filan olmayın sonra.

120 ayrı renk zannederek aldım ama bazı renkler aynı, bazıları ise  simli ve simsiz olmak üzere ayrılıyor. Doğal tonlar diğerlerine göre az açıkçası. Asıl ağırlık mavi,yeşil ve sarı tonlarında.Benim için oldukça yeterli; hatta fazla bir palet kendisi.

Pigmentasyon açısından çok başarılı buldum, sadece parmağımı değdirmem yeterli oldu. Altına bir baz kullanarak kalıcılık sağlayabileceğimi düşünüyorum. İnsana bakması bile mutluluk veren bu paleti ben 90 liraya aldım, sizde şöyle bir aratın bakalım. Eminimki aynı marka hala vardır. Umarım sizde beğenirsiniz. Ebay da filan daha ucuzları vardır yada Coastal Scents in meşhur 88 li paletlerine bakabilirsiniz. Pek çok blog sahibesi bunlardan kullanıyor. Adamlarda boş durmayıp devamlı yeni paletler üretiyorlar. Mat, simli, metalik... Tercih sizin. Ben yine haftalarca sürecek bir bekleyiş istemediğimden şansımı Asimasi'den yana kullandım ve memnun kaldım.
Benden şimdilik bu kadar.


Paleti açtığınızda görüntü bu şekilde oluyor. Altta yer alan kırmızı şeridi kaldırdığınızda diğer palet ortaya çıkıyor. Böylece 120 li paletiniz oluşuyor.





 İçindekiler pek iç açıcı değil kabul ediyorum. Ama bu organik bir ürün değil. 




Devamı...

MAC TONE:GREY DÖRTLÜ FAR PALETİ

Bir önceki yazımı okuduysanız bu dörtlüyü AWC den alış hikâyemi biliyorsunuz demektir. Her ne kadar yol arkadaşı Rose is a rose nin gölgesinde kalmış olsa da bu dörtlü de oldukça hoş renkler içeriyor. Hemen renkleri bir yazayım. Sırasıyla : A Warmer White (Sheer), Tone:Grey (Sheer), The Riht Smoke (Frost) ve Waft (Frost). Gri ve lacivert bir palet, çok hoş dumanlı makyajlar yapılabilir.Hele de gözleriniz açık renkse... Benden çooook zaman önce makyaj pirim justmakeup güzel güzel açıklamış bu dörtlüyü, ben susayım; o konuşsun.

Bu arada makyaj dünyasını da ne kadar yakından takip ediyorum değil mi? Dörtlü 2009 da çıkmış, ben daha yeni alıyorum. Daha durun, Style Black koleksiyonuyla çıkan siyah volkanik peeeling de yeni aldım desem, ne dersiniz? Sanırım ben tersine koleksiyoncuyum. Geriye doğru alışveriş yapıyorum.


Devamı...

Maybelline The Colossal Volum'Express

İşte karşınızda yeni tombik rimelim. Diğer rimelim -ki kendisi bunun kuzeni olan mavi renkli volum' express tir- "Düş artık yakamdan" deyip kuruyunca yeni rimele geçmek şart oldu. Ama aynı ürünü iki kez kullanamayan ben, satış yapan bayanın kirpiklerine aldanıp (kendisinin maşallah kaşına kadar kirpikleri vardı) bu rimeli almış bulundum. Aslında kampanya vardı, üç ürün alana biri hediyeydi ama başka bir şey bulamadım doğrusu. Rimelden beklentiniz nedir, bilemiyorum ama ben dolgunluk beklerim. Kıvrıklık mevzusunu kirpik kıvırıcıyla hallediyorum, uzunluk içinse bence çok da mucize beklememek lazım bir rimelden. Ama bu rimel  benden sınıfta kaldı. Tamam topaklanma yok, gel gelelim başka bir numara da yok. Sadece boyuyor, fiyatının 15 lira olduğu düşünülürse yeterli değil bence.
Bir de kokusu var, nasıl desem ilaç gibi kokuyor. Hatun önümde açmasa bayat olduğunu düşüneceğim, dayanılmaz kokuyor. Hele sabahları hiç çekilmiyor. Temizlenmesini bilemeyeceğim, çünkü hem altına baz kullanıyorum hem de makyajımı temizleyici yağ ile temizliyorum. O sebeple hiç bir rimel dayanamıyor  bana ama çok da kalıcı olacağını zannetmiyorum.Zira gün içinde göz altlarıma dökülme yaptı.
İşte böyle sayın okuyucularım, kısa zamanda kendisini tarihin karanlık sayfalarına gömmek üzere bu rimelle vedalaşıyorum. Kendisine makyaj çekmecelerimde uzun bir emeklilik sunuyorum. Mükemmel rimel arayışım sürecektir, takipte kalın :)


Devamı...

Normal Farlarınızı Refil Hale Getirin

Dörtlü far sevgim her geçen gün  artıkça  tek başına gezen zavallı bir avuç farım gözüme batmaya başladı. Onları bir hizaya sokmaya karar verdim. Bloglar ve sevgili youtube bu konuda bana çok yardımcı oldular. Sonunda sevgili eşimin ellerinden ve benim kalemimden bir far depot hikayesi çıktı. Bu arada bu depot kelime yerine ne koyabiliriz; çok düşündüm ama bir kelime bulamadım.
Başlarken ihtiyacımız olan malzemeler aslında oldukça az. Öncelikle bir boş palet - MAC mağazalarında veya internette  bulabilirsiniz - kaç adet istiyorsanız o kadar tekli far, mum veya saç düzleştiricisi, kargaburnu veya cımbız, törpü. Benim eşim gibi parmaklarını sizin için yakmayı kabul eden kahraman (!) bir kocanız da olsa iyi olur.

Ben Strawberry den yeni aldığım farları depot etmek istedim. Farlarım Yogurt, Nylon, Ricepaper ve Chorcohol Brown idi. Ne kadar renkli seçimler yapmışım değil mi? Ne yapayım, bu renklere zaafım var, hepsi elimin altında olsun istedim.

Zaten videosunu da (çok neşeli bir şarkı eşliğinde, izlemenizi tavsiye ederim) çektiğimiz için uzun uzun anlatmayacağım. Oldukça kolay aslında. Törpü sayesinde farı alt kapaktan ayırıyorsunuz. Sonra bir cımbızla mumun üstüne tutarak veya  saç düzleştiricisinin üstüne koyarak dikkatli bir şekilde alt kısmı eritiyorsunuz. Zaten biraz bükünce far çıkacaktır. Farı alıp palete yerleştirdiğinizde  kendinden yerine oturacaktır. Arkasındaki etiket kısmını çıkarmak için de aynı yöntemi uyguladık; farın kapını köşesinden tutarak mumla ısıttık. Hafif ısınınca cımbızla çıkartıp palete yapıştırdık.

Youtube de bu yöntem dışında bir de alkollü sızdırarak farın yapışkanını eriten bir yöntem anlatılıyordu ama açıkçası o kadar sabırlı bir insan değilim. Far depot ederken yaşlanmak istemiyorum. Yapanınız varsa lütfen yorumlarda belirtin. Bende sabrınız için sizi kutlayım.
Ben en iyisi sizi videoyla başbaşa bırakayım. İyi seyirler ve de yapacak olanlara kolay gelsin.

Devamı...

Biotherm Homme Power Bronze Kapatıcı

Biotherm, benim çok iyi tanıdığım bir marka değil. Bu ürünü de Strawberry nin hediye etmesiyle denedim. Bioterm markası benim için bir nemlendirici markasıydı, bu nedenle makyaj ürünlerine biraz temkinli yaklaştım. Ama o sırada CK ruj veya bu kapatıcıyı seçmek zorundaydım ve benim en sık alışveriş yaptığım dönemdi. Doğal olarak ev CK ruj kaynıyordu, biotherm e bir şans verdim. Yaklaşık bir ay kadar, kutusundan bile çıkarmadım. Denediğimde ise açıkçası beni şaşırtan bir ürün oldu.



Mükemmel mi? Kesinlikle hayır. Ama berbat da sayılmaz. Daha çok MAC Face&Body fondoteninin kapatıcı hali gibi. Kapatıcılığı az, oldukça da sıvı formda. Hafif bir parlaklık da veriyor. Yalnız Benefit'in göz altı pudrası gibi (ki kendisi demirbaş ürünlerimden biridir, yakında onu da tanıtacağım) bir pudrayla sabitlemeniz gerekiyor. Yoksa kolayca çizgilerinize dolabilecek bir yapısı var. Ve parmaklarınızı kullnmak zorundasınız, kapatıcı fırçaları yetersiz kalıyor. Ben pek parmak kullanmayı sevmem makyajımı yaparken ama bunu kullanırken mecbur kaldım.




Genel olarak fena sayılmaz ama çok iyi, devamlı alırım diyebileceğim bir kapatıcı değil. Ancak hafif renk katsın, zaten morluğum yok diyorsanız cildinizi yormayacağını tahmin ettiğim bu kapatıcıyı kullanabilirsiniz. Ben gözümü MAC in yeni çıkardığı kapatıcısına diktim bile. Kısmetse İstanbul'a geldiğimde (çok yakında, çok...) deneyip alacağım. Karşılaştırmasını o zaman yaparım.



Fotoğraflarda bileğimde yayarak gösterdim, sanırım mavi damarlarım size kapatıcılığı konuunda yardımcı olur. Bu arada damarlar mavi olunca cool yani soğuk alt tonlu mu oluyorduk? Hep karıştırıyorum nedense.

Devamı...

BENEFIT Powderflage Light Diffusing Powder Concealer



Yukarıdaki şirin şeylerin mucizevi bir pudra olduğuna kim inanır? Gerçekten öyleler, ben bu zamana kadar tek rengi var zannediyordum. Tam altı rengi varmış. Bendeki 1 numaralı rengi, çok açık bir pembe. Strawberry'den görmeden almıştım. İlk açtığımda " Bunu nasıl kullanacağım ben?" diye kara kara düşünmedim değil. Kullandığımdaysa o gözümün altına çizgi yapıp giren kapatıcıları nasıl yola getirdiğine şaştım kaldım. Aferin ona! O günden beri de günlük makyajımın vazgeçilmezi oldu kendisi.






Enterasan bir kutuda geliyor. İçi kırpık kağıtlarla dolu bir silindir içinde. Ben kutuyu kısa fırçalarımı koymak için kullanıyorum ama keyif sizin, çeşitli şekillerde değerlendirebilir. Yukarıda da görüldüğü gibi serçe parmağımdan bile küçük bir fan fırçası çıkıyor içinden, yani yelpaze fırça. Ben pek işlevsel bulmadım, daha çok Avon'un küçük far fırçasıyla uyguluyorum. Sık kıllı herhangi bir fırça işinizi görür. Bir de her Benefit ürününde olduğu gibi resimli bir kılavuz var içinde. Çok lazım değil ama düşünmeleri hoş tabi.




Nasıl uygulayacağımıza gelirsek, işlem aslında oldukça basit: Önce güzelce nemlendirdiğimiz göz altlarımıza kapatıcıyı yayıyoruz. Çizgilenmesine izin vermeden tuzluktan tuz serper gibi kapağına biraz ürün döküp, fırçayla iki pıt alıyoruz. Hafifçe silkelerseniz daha iyi olur. Sonra da pigment yayar gibi küçük vuruşlarla pudrayı yayıyoruz. Sakın süpürme hareketi yapmayın, yazık narin göz altlarınıza. İşte bitti, gün boyu çizgilenme, silinme sorunu yok. Kapatıcınıza gerekli ayar verildi.
Pastel de benzer bir ürün çıkardı, sanırım duymuşsunuzdur. Bir ara bloglara bir kampanyayla hediye edilmiş ve çok övgü almıştı. Neredeyse yok satıyordu o dönem. Fikir mantık açısından çok hoştu, üst kapakta kapatıcı altta ise aydınlatıcı pudra bulunuyordu. Gel gelelim, o pudra her açılışta tozutarak etrafı batırdığı için kendisinden hiç memnun kalmadım. Bu nedenle daha pahalı olsa da tercihimi Benefit'ten yana kullanıyorum. Ayrıca ışıltılı bitirişiyle pastel'in pudrası bana Bülent Ersoy'u hatırlatıyor. Gün içinde sadece yanaklarım parlasa bana yeter de artar bile, akşam MAKSİM'de programım varsa o zaman Pastel'e bir şans tanırım :) (belki???) Siz ne dersiniz, Benefit mi, Pastel mi?

Devamı...
 

©2011pembekalem